Gündem

Alman İslam Konferansı’nın Ana Konusu: “İmamların Finansmanı”

Alman İslam Konferansı
Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer @ AA değişiklikler: Perspektif
29.11.2018

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer ”Müslümanlar Almanya’da yaşayan tüm herkes gibi aynı hak ve görevlere sahipler.” dedi. 

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Berlin’de İslami cemaatlerin finansmanı ve örgütsel yapısı ana teması ile düzenlenen, çok sayıda İslami derneğin temsilcilerinin katıldığı Alman İslam Konferansı‘nda yaptığı konuşmada, İslami derneklere verilen uyum projeleri desteği ve teşvik programlarının genişletileceğini söyledi.

Konferansı faydalı bulduğunu ve gelişmesini arzuladığını kaydeden Seehofer, “Müslümanlar Almanya’da yaşayan herkes gibi aynı hak ve görevlere sahipler” dedi. Seehofer, Almanya’daki cami cemiyetlerinin ekonomik anlamda daha bağımsız hale gelmesi gerektiğini belirtti.

“İlahiyat Fakültelerinde Özgür Bir Ortam Olmalı”

Osnabrück Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Uçar ise konferansın 2006’da düzenlenmeye başladığını hatırlatarak, gelinen noktadan memnun olmadığını söyledi. Uçar, Almanya’daki Müslümanların sorunlarıyla ilgili çok fazla konuşulduğuna dikkati çekerek, “Ama somut adımlar konusunda Alman hükümetleri çok çekingen ve dikkatli, bundan dolayı cesaretli adımlar atamıyor.” diye konuştu.

İslam konferansının yapılmasını faydalı bulduğunu dile getiren Uçar, en azından hükümet yetkilileri ve cemaat temsilcilerinin bir araya geldiğini ve bir güven ortamının sağlanmasından dolayı faydalı olduğunu kaydetti. Uçar, ancak ortamın daha özgürleşmesi, anayasal bağlamda din hürriyetinin daha çok ciddiye alınmasının da mühim olduğunu söyledi.

Almanya’da yaşayan Müslümanların “devlet İslamı, devletin İslama tahakkümü” karşısında ciddi endişeleri olduğunu vurgulayan Uçar, şunları söyledi: ”Müslüman sivil toplumunun endişelerinin dikkate alınması gerekir. Devletin kendine göre bir Alman İslam’ı oluşturma  isteği var. Bu medyada yazılıyor, yetkililer tarafından da ifade ediliyor. Bunu yanlış buluyorum. Bana göre, İran İslam’ı, Uganda İslam’ı, Türk İslam’ı da yanlış kavramlar. İslam evrensel bir dindir. İlkeleri, temel inanç esasları bellidir. Fas’tan Endonezya’ya kadar bunun müşterek noktaları bellidir. Örfler, adetler, kültür ve gelenekler dinin algılanmasında ve yaşanmasına tesir eder. Türkiye’de İslam’ın yaşanması örneğin İran’dan farklıdır. Bu bağlamda kültürel farklılık tabiidir. Bu devletin zorlamasıyla değil sosyolojik bir süreçtir. Halkın bunu kendisinin gerçekleştirmesiyle oluşur.”

Uçar, İslam’ın, hoşgörüye, insan haklarına ve demokrasiye aykırı olmadığını ifade ederek, “‘İslam ancak Alman İslam’ı ya da  Euro İslam kavramı altına saklandığında demokrasiyle ve insan haklarıyla uyumlu olur’ anlayışına katılmıyorum. İslam’ın özünde evrensel değerlerle insan haklarıyla uyumlu olma yönünde bir meyli var.” diye konuştu.

“İslam Anlayışının Müslümanlara Empoze Edilmesi Anayasaya Aykırı”

Almanya’da uzun süredir tartışılan din görevlilerinin nerede yetiştirileceği konusuna da değinen Uçar, şöyle devam etti: “Mühim olan imamların nerede yetiştirildiği değil, mühim olan imamların özgür bir şekilde bilimsel akademik kriterlere göre ve Müslümanların inanç esasları doğrultusunda yetiştirilmesi; ayrıca devletin bu alana hiçbir şekilde müdahale etmemesidir. Türkiye’de ilahiyat fakültelerinde özgür bir ortam var. Almanya’da da bu şekilde yapılacaksa sorun görmüyorum. Alman devleti buraya müdahale edip kendi kafasına göre İslam anlayışını Müslümanlara empoze etmeye çalışırsa anayasa ve hukuka da aykırı olur. Almanya’daki Müslümanlar tarafından da kabul görmez.”

İçişleri Bakanı Seehofer’in göreve geldikten kısa süre sonra, “İslam Almanya’ya aittir” tanımlamasını yanlış bulmasına ve “İslam’ın değil, Müslümanların Almanya’ya ait olduğunu” söyleyerek tepki çekmesine değinen Uçar, bunun bir paradoks olduğunu ve Müslümanları rencide ettiğini belirtti.

Essen’deki Türkiye Araştırmalar Merkezi Başkanı Halil Uslucan da Almanya’da yetişen bir imam ya da din görevlisinin tüm topluma daha faydalı olacağını, bu işin finansmanının ise Almanya tarafından karşılanması gerektiğini kaydetti. (AA, P)

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Gündem Yazıları
Hollanda Müslümanlar

Hollanda’da Müslümanlara Saldırı Hazırlığındaki Irkçıya 3 Yıl Hapis

Hollanda’da Müslümanlara yönelik terör saldırısı planlayan 44 yaşındaki bir kişi 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
10.12.2018
Almanya DİTİB

Almanya’da İç İstihbarattan DİTİB Kararı

Almanya iç istihbarat teşkilatının Diyanet İşleri Türk İslam Birliğinin ülkedeki faaliyetlerini takibe almayacağı bildirildi.
10.12.2018
İsviçre Vaud kantonu

İsviçre’de Müslümanlardan “Dini Cemaat” Olarak Tanınma Başvurusu

İsviçre'nin 800 bin nüfuslu kantonu Vaud'da yaşayan Müslümanlar, İslami kuruluşların devlet tarafından "dini topluluk" olarak tanınması içi...
10.12.2018
Belçika hükümet krizi

Göç Anlaşması Belçika’yı Böldü: Koalisyon Partneri Hükümetten Çekildi

Göç Anlaşması’ndan dolayı Belçika’da çıkan hükümet krizi neticesinde koalisyon partneri N-VA hükümetten çekildi. Ülke Mayıs 2019 se...
10.12.2018
Danimarka sınırı

Danimarka’da Kadın Mültecinin Parasına El Kondu

Danimarka'da, iltica başvurusu reddedilen bir mültecinin, geri gönderme merkezinde kaldığı süreye karşılık 35 bin kronuna (4 bin 700 Euro) e...
10.12.2018
Annegret Kramp-Karrenbauer

Almanya’da Merkel’in Halefi Annegret Kramp-Karrenbauer Oldu

Almanya Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer, partinin yeni genel başkanı seçildi.
10.12.2018
Ümit Vural

Avusturya İslam Cemaati’nde Yeni Başkan: Ümit Vural

Avusturya’daki Müslümanların resmî temsilcisi olan Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) yeni başkanını seçti. Yeni başkan 91 oyla Ümit Vural o...
08.12.2018
AB ayrımcılık

“AB’de Müslümanlara Yönelik Hoşgörüsüzlük Artıyor”

Avrupa Birliği'ndeki ülkelerde yaşayan Müslümanların maruz kaldığı hoşgörüsüzlük ve ayrımcılık, Avrupa Komisyonu'nda düzenlenen konf...
07.12.2018