Dosya

NSU Kronolojisi: Örgütün Açığa Çıkışı ve Sonrasındaki Skandallar

NSU davası
01.09.2018

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü 2011’de açığa çıktıktan sonra skandalların ardı arkası kesilmedi. NSU’ya ve yaşananlara dair kısa bir kronoloji.

• 18 Aralık 1998:

Chemnitz’de bulunan Edeka marketinde 15.000 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 23 Haziran 1999:

Nürnberg’teki “Sonnenschein” isimli bir barda, bir el lambasının içine yerleştirilmiş bomba infilak etti. Saldırı NSU’nun ilk saldırısı olarak biliniyor.

• 6 Ekim 1999:

Chemnitz’de bulunan posta şubesinde 2.959 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 27 Ekim 1999:

Chemnitz’de bulunan posta şubesinde 32.120 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 9 Eylül 2000:

Nürnberg şehrinde yaşayan çiçekçi Enver Şimşek, iki farklı tabancadan kafasına aldığı 4 kurşunla infaz edildi. Şimşek 2 gün sonra hastanede vefat etti.

• 30 Kasım 2000:

Chemnitz’de bulunan posta şubesinde 19.940 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 19 Ocak 2001:

Köln şehrinde, bir İranlıya ait markete bırakılan paketi açan Mashia Malayeri ağır yaralandı.

• 13 Haziran 2001:

Terzi Abdürrahim Özüdoğru Nürnberg’teki dükkanında kafasına aldığı iki kurşunla öldürüldü.

• 27 Haziran 2001:

Süleyman Taşköprü, Hamburg’da, babasının marketindeyken başına aldığı 3 kurşunla öldürüldü.

• 5 Temmuz 2001:

Zwickau’da bulunan posta şubesinde 38.278 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 29 Ağustos 2001:

Habil Kılıç, Münih’te, eşinin manavındayken başına ve yüzüne aldığı 2 kurşunla öldürüldü.

• 25 Eylül 2002:

Zwickau-Sparkasse banka şubesinde 48.571 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 23 Eylül 2003:

Chemnitz-Sparkasse banka şubesinde 435 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 25 Şubat 2004:

Mehmet Turgut, Rostock’ta, çalıştığı dönercide başına aldığı 3 kurşunla öldürüldü.

• 14 Mayıs 2004:

Chemnitz-Sparkasse banka şubesinde 37.425 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 18 Mayıs 2004:

Chemnitz-Sparkasse banka şubesinde 73.815 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 9 Haziran 2004:

Türk dükkanlarının yoğun olarak bulunduğu Köln, Keupstrasse’de çivi bombalı saldırı düzenlendi. 1.5 kilo TNT etkisine benzer bir etkiye sahip olan bomba çoğu ağır olmak üzere 22 kişiyi yaraladı. Londra güvenlik güçleri, saldırının Londra’da 1999’da aşırı sağcılar tarafından düzenlenen saldırıyla birebir aynı olduğunu söyleyerek arada bir bağlantı olabileceğini Köln Kriminal Polisi’ne bildirdi.

• 9 Haziran 2005:

Nürnberg şehrinde yaşayan 50 yaşındaki İsmail Yaşar, gündüz saat 10 sularında döner dükkânında başına ve kalbine isabet eden 5 kurşunla öldürüldü.

• 15 Haziran 2005:

Yunanistan kökenli Boulgarides 15 Haziran 2005’te, İsmail Yaşar’dan 6 gün sonra Münih’in Westend mahallesindeki anahtar dükkânında başına isabet eden üç kurşunla öldürüldü.

• 22 Kasım 2005:

Chemnit- Sparkasse banka şubesine soygun düzenlendi.

• 4 Nisan 2006:

Mehmet Kubaşık Dortmund’daki büfesinde dört kurşunla öldürüldü.

• 6 Nisan 2006:

21 yaşındaki Halit Yozgat Kassel’deki internet kafesinde öldürüldü. Anayasayı Koruma Dairesi çalışanı Andreas Temme’nin cinayet esnasında ya da öncesinde kafede olduğu ortaya çıktı.

• 5 Ekim 2006:

Zwickau-Sparkasse banka şubesine soygun düzenlendi.

• 7 Kasım 2006:

Stralsund-Sparkasse banka şubesinde 84.995 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 18 Ocak 2007:

Stralsund-Sparkasse banka şubesinde 169.970 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 25 Nisan 2007:

Heilbronn şehrinde bir meslektaşıyla birlikte polis arabasında mola yapan polis memuru Michele Kiesewetter öldürüldü.

• 7 Eylül 2011:

Arnstadt-Sparkasse banka şubesinde 15.000 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi.

• 4 Kasım 2011:

Eisenach-Sparkasse banka şubesinde 71.920 Euro tutarında soygun gerçekleştirildi. NSU’nun iki üyesi Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt Eisenach’taki banka soygunu sonrası bisikletleriyle kaldıkları karavana geldiler. İkili polis tarafından yakalanmadan önce ateşe verilmiş karavanda vurulmuş hâlde bulundu. Polis daha sonra ikilinin karavanı ateşe verip intihar ettiğini açıkladı. Örgütün diğer iki üyesinin öldüğünü öğrenen Beate Zschäpe, Zwickau’da birlikte kaldıkları evi ateşe verip kaçtı.

• 5 Kasım 2011:

Zschäpe Chemnitz’e gelip Böhnhardt ve Mundlos’un ailesine telefonla ölüm haberlerini verdi, ardından trenle Leipzig’e gitti. Leipzig’te bir posta kutusuna en az 12 tane zarf attı. Zarflarda Türk Konsolosluğu’na, Sol Parti’ye, Bild Gazetesi’ne ve cami derneklerine gönderilmek üzere NSU’nun itiraf videosunun DVD’si yer alıyordu. Sonra örgütün iki üyesinin öldüğü yere, ardından Bremen’e, Weimar’a, Halle’ye, Dresden’e, en son da annesiyle anneannesinin oturduğu Jena’ya gitti.

• 7 Kasım 2011:

Heilbronn’da öldürülen polisin silahının yanan karavandan çıktığı açıklandı.

• 8 Kasım 2011:

Zschäpe Jena’da polis merkezine gidip “Aradığınız kadın benim” diyerek teslim oldu.

• 11 Kasım 2011:

Federal Savcılık, öldürülen polisle göçmenlere yönelik cinayet serisi arasında bir bağlantı olduğunu açıkladı. Zwickau’daki örgüt evinde aşırı sağcı cinayetlerle ilgili birçok delil bulundu. Aynı gün Federal Anayasayı Koruma Dairesi’nde aşırı sağcıların arasında muhbir olarak çalışan 7 “güvenilir kişi” dosyası imha edildi.

• 13 Kasım 2011:

Köln’deki çivi bombalı saldırının Neonazi terör grubu tarafından işlendiği ortaya çıktı. 1 gün sonra NSU hücresine pasaportunu ve ehliyetini verdiği gerekçesiyle Holger G. hakkında terör örgütünü desteklemekten tutuklama kararı çıkartıldı.

• 15 Kasım 2011:

Federal Meclis İstihbarat Komisyonu’nun bir oturumunda, NSU’nun cinayetlerinden birinin olay mahallinde bir Anayasayı Koruma Dairesi çalışanı olduğu ortaya çıktı.

• 18 Kasım 2011:

Federal Savcılık Zschäpe ve Holger G. dışında NSU’ya destek veren kişiler de olduğunu açıkladı.

• 24 Kasım 2011:

Andre E. isimli NSU destekçisi, NSU’nun propoganda filmini ürettiği gerekçesiyle tutuklandı.

• 29 Kasım 2011:

Eski NPD yöneticisi Neonazi Ralf Wohlleben 6 cinayete ve bir cinayet teşebbüsüne yardım ile, NSU üçlüsünün kaçışını kolaylaştırdığı için tutuklandı.

• 03 Aralık 2011:

NSU’nun Saarland’ta düzenlenen ve ağırlıklı olarak Türklerin yaşadığı evlere yönelik kundaklamaya katıldığı ortaya çıktı.

• 31 Aralık 2011:

Anayasayı Koruma Dairesi’nin terör üçlüsünün silahlı saldırı planlarından haberdar olduğu iddia edildi.

• 27 Ocak 2011:

Federal Meclis’te NSU Araştırma Komisyonu çalışmalarına başladı.

• 30 Ocak 2012:

NSU’nun kurbanlarından birine ilk kez 5.000 ile 10.000 Euro arası tazminat ödendi.

• 1 Şubat 2012:

NSU destekçisi Carsten S. tutuklandı. Carsten S. NSU üçlüsüne doğrudan yakın olup sonradan Neonazi çevreden ayrılmış; Ralf Wohlleben’le birlikte Çeska 83 markalı cinayet silahını temin etmişti.

• 16 Şubat 2012:

NSU üçlüsünün aktif olduğu Thüringen’de NSU Araştırma Komisyonu kuruldu.

• 23 Şubat 2012:

NSU kurbanları ve diğer aşırı sağ şiddet kurbanları için Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in katılımıyla Berlin’de bir anma töreni düzenlendi. Merkel törende kurbanların yakınlarından özür dileyip NSU cinayetlerini açıklığa kavuşturmak için her şeyin yapılacağı sözünü verdi.

• 26 Mart 2012:

Federal hükümet NSU kurbanlarının yakınlarına toplamda yarım milyon Euro tazminat ödedi.

• 28 Mart 2012:

NSU ile diğer Neonazi gruplar arasında yakın ilişki olduğu ortaya çıktı. 2002 yılında “Beyaz Kurt” isimli bir derginin önsözünde “Teşekkürler NSU, meyveler verilmeye başlandı. Mücadele devam ediyor” şeklinde bir ifadenin yer aldığı ortaya çıktı.

• 17 Nisan 2012:

Saksonya’ NSU Araştırma Komisyonu toplandı.

• 29 Mayıs 2012:

NSU’yu desteklediğinden şüphelenilen iki zanlı serbest bırakıldı. Carsten S.’in itiraflarının ardından kaçma tehlikesinin olmadığı, Matthias D.’ye yönelik şüphelerin ise ispatlanamadığı belirtildi. Carsten S. NSU’ya cinayet silahını temin etmiş, Matthias D. ise NSU için iki ev kiralamıştı.

• 2 Temmuz 2012:

Federal Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Heinz Fromm, NSU kompleksindeki ciddi hatalarının ve NSU ile ilgili dosyaların yok edildiğinin ortaya çıkmasının ardından istifa etti.

• 5 Temmuz 2012:

NSU’nun en fazla cinayeti işlediği Bavyera’da NSU Araştırma Komisyonu çalışmaya başladı.

• 7 Temmuz 2012:

Thüringen Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Thomas Sippel, parlamentonun güvenini kaybettiği gerekçesiyle istifa etti.

• 11 Temmuz 2012:

Saksonya Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Reinhard Boos istifa etti. 3 gün sonra aynı dairede NSU ile ilgili belgelerin imha edildiği ortaya çıktı.

• 18 Temmuz 2012:

Federal Anayasayı Koruma Dairesi, 2011 raporunu açıklarken kurumun ana önceliğinin İslamcı terör olacağını ifade etti. Daire aynı zamanda diğer aşırı sağcıların NSU’dan esinlenebileceğini vurguladı.

• 8 Eylül 2012:

Thüringen Kriminal Dairesi’ndeki bir polisin aşırı sağcılara bazı bilgiler sağladığı, bu memurun para cezasının ardından 2011’de yeniden istihdam edildiği ortaya çıktı.

• 11 Eylül 2012:

Ordu Koruma Hizmeti’nin (MAD) 1995’te Uwe Mundlos’un askerlik görevini yaparken aşırı sağ aktiviteleriyle dikkat çekmesi üzerine sorguya aldığı ortaya çıktı. Savunma Bakanlığı’nın bu durumu 2012’de öğrendiği ama Federal Meclis Araştırma Komisyonu’nu bilgilendirmediği belirlendi.

• 13 Eylül 2012:

NSU’nun destekçisi Thomas S.’nin 2000 yılından 2011 yılına kadar Berlin Kriminal Dairesi’ne “güvenilir kişi” olarak bilgi sızdırdığı ortaya çıktı. Thomas S. Federal Savcılığın hakkında soruşturma yürüttüğü 13 kişiden biriydi. Aynı gün Saksonya-Anhalt Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi Başkanı Volker Limburg istifa etti.

• 19 Eylül 2012:

Federal ve eyaletler arasında aşırı sağcılar hakkında güvenlik kurumlarının topladığı bilgiler için yeni bir Neonazi veri bankası kuruldu.

• 29 Eylül 2012:

Federal Anayasayı Koruma Dairesi’nin Corelli isimli “güvenilir kişi”sinin NSU çevresinde yer aldığı ortaya çıktı.

• 24 Eylül 2012:

Dortmund’da Mehmet Kubaşık için bir anıt açıldı.

• 6 Kasım 2012:

Berlin Anayasayı Koruma Dairesi’nde NSU ile ilgili olabilecek dosyaların 29 Haziran’da “yanlışlıkla” imha edildiği ortaya çıktı.

• 8 Kasım 2012:

Federal Savcılık’ın Zschäpe hakkında hazırladığı iddianamede Zschäpe’nin NSU’nun sadece üyesi değil, aynı zamanda suç ortağı olduğu belirtildi.

• 14 Kasım 2012:

Berlin Anayasayı Koruma Dairesi Şefi Claudia Schmid istifa etti.

• 28 Şubat 2013:

NSU davası için planlanan mahkeme salonuna yalnızca 50 gazeteci ve 50 izleyicinin katılabilmesi tartışma yarattı.

• 21 Mart 2013:

Nürnberg’te NSU kurbanları için bir anıt açıldı.

• 24 Mart 2013:

Bu tarihe dek 129 Neonazi’nin NSU ağı içerisinde yer aldığı, bunlar arasında polisin çok sayıda “güvenilir kişisi” olduğu ortaya çıktı.

• 2 Nisan 2013:

ARD’nin araştırmalarına göre Neonaziler arasında 50 güvenilir kişinin olduğu, bunlardan en az 6’sının NSU çevresinde aktif olduğu ortaya çıktı.

• 19 Nisan 2013:

Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülecek NSU Davası’nda mahkeme Alman ve diğer basın mensupları için kota ayırdı. Türk medyasına 4 sandalye ayrıldı.

• 6 Mayıs 2013:

NSU Davası Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Sanık Zschäpe’nin mahkeme salonundaki rahat ve kendinden emin tavırları kurban ailelerinin tepkisine yol açtı.

• 14 Mayıs 2013:

Savcılık iddianameyi sundu. Zschäpe’ye 10 cinayete suç ortağı olmak, terör örgütüne üyelik ve kundaklama ile cinayete teşebbüs; Wohlleben ve Carsten S.’e 9 cinayette yardım; André E.’ye terör örgütünü desteklemek, cinayete teşebbüse yardım ve ağır soygun suçları; Holger G.’ye ise terör örgütünü destek suçu atfedildi.

• 19 Haziran 2013:

Sanıklardan Carsten S. mahkemede “Cinayet silahını verdiğim için kendimi sorumlu hissediyorum.” dedi. Neonazilerden ayrılan Carsten S. 5 sanık arasında mahkeme önünde soruları cevaplayan tek kişiydi.

• 24 Temmuz 2013:

Zschäpe’nin Zwickau’da yaktığı evin komşusu mahkemede ifade verdi. Komşusu Zschäpe’yi yardımsever ve iyi bir komşu olarak niteledi.

• 22 Ağustos 2013:

Federal Meclis’in NSU Araştırma Komisyonu 70 oturum, 100 şahit ve 8000 dosya incelemesinin ardından nihai raporunu yayınladı. Raporda güvenlik kurumlarının terör hücresi karşısında ciddi hataları olduğu ifade edildi.

• 19 Eylül 2013:

Mahkeme Zschäpe’nin avukatlarının reddi hakim taleplerini reddetti.

• 23 Eylül 2013:

Mahkemede Süleyman Taşköprü’nün babası oğlunu markette kanlar içinde bulduğunu, oğlunun bir şeyler söylemek isterken kucağında vefat edişini anlattı. Babası polise, marketten 2 Alman’ın çıktığını söylemiş, fakat soruşturmada bu ifade dikkate alınmamıştı.

• 24 Eylül 2013:

Mahkemede Theodoros Boulgarides’in iş ortağı cinayetin ardından polislerin soruşturmalarında kumar ve cinsel sapkınlık gibi konulara ağırlık verdiğini ifade etti.

• 1 Ekim 2013:

Halit Yozgat’ın babası mahkemede şahit olarak ifade verdi ve oğlunu cinayetin ardından nasıl bulduğunu anlattı.

• 18-19 Kasım 2013:

Böhnhardt’ın annesi ve Mundlos’un babası mahkemede ilk kez ifade verdi. Böhnhardt’ın annesi kurbanlar için büyük üzüntü duyduğunu anlattı. Mundlos’un babası ifade esnasında hâkimle tartışırken bir yandan da elma yedi.

• 16 Ocak 2014:

Heilbronn’da NSU tarafından öldürülen Michèle Kiesewetter’in meslektaşı, aynı saldırıda kendisi de kafasından vurulan polis memuru Martin A. mahkemede şahit olarak ifade verdi.

• 16 Temmuz 2014:

Zschäpe avukatlarına güven duymadığını ifade etti. Mahkeme yeni avukat isteğini reddetti.

• 15 Mayıs 2015:

Birleşmiş Milletler Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD) Almanya için tavsiye rapor yayınladı. 11 sayfalık raporda bir sayfa NSU’ya ayrılmıştı. Raporda kurumsal ırkçılık ve “güvenilir kişi”lerle devlet ilişkisi konu edildi.

• 20 Mayıs 2015:

Zschäpe’nin avukatlarının müvekkillerini bırakmak isteği mahkeme tarafından reddedildi.

• 2 Ekim 2015:

Federal Meclis ikinci NSU Araştırma Komisyonu’nu kuracağı açıklandı. Aynı gün davanın müdahillerinden “Keskin” isimli NSU kurbanının aslında olmadığı, avukat Ralph W.’nin hayali davacıyı 2 sene boyunca boşuna temsil ettiği ortaya çıktı. Ralph W.’ye dolandırıcılıktan dava açıldı.

• 9 Aralık 2015:

Zschäpe mahkemede ilk kez 249. duruşmada avukatı aracılığıyla 53 sayfalık bir cevap verdi. Bu cevapta arkadaşları Mundlos ve Böhnhardt’ın banka soygunlarından haberinin olduğunu ve Zwickau’daki evi kundakladığını itiraf ederken, cinayetler ve bombalı saldırıları sonradan öğrendiğini iddia etti.

• 10 Aralık 2015:

Mahkemede ilk kez sessizliğini bozan ve cinayet silahını temin etmediğini iddia eden Wohlleben, NSU eylemlerinden haberi olmadığını söyledi.

• 12 Temmuz 2016:

Münih Mahkemesi’nde Andreas Temme’nin, Halit Yozgat cinayetiyle hiçbir ilişkisi olmadığı yönündeki ifadeleri inandırıcı bulundu.

• 19 Eylül 2016:

Zschäpe 3,5 senenin ardından ilk kez mahkemede konuştu. Hataları için üzgün olduğunu söyleyen Zschäpe, Mundlos ve Böhnhardt’ın kurbanlarına yaptıklarını kınadığını, nasyonalist kafa yapısından uzak olduğunu söyledi. Müdahil avukatlar Zschäpe’nin samimiyetine inanmadıklarını ifade ettiler.

• 17-18 Ocak 2017:

Psikiyatrist Henning Saß, Zschäpe’nin cezai ehliyetinin bulunduğunu ve tehlikeli olduğunu belirtti.

• 25 Temmuz 2017:

Federal Savcılık mütalaasına başladı. Savcılık NSU’nun eylemlerinin “RAF’tan bu yana en rezil terör saldırıları olduğunu” ifade etti.

• 12 Eylül 2017:

Federal Savcılık suçun ağırlığı açısından Zschäpe’ye müebbet hapis, Wohlleben’e 12 yıl hapis, Carsten S.’e 3 yıl gençlik cezası, Holger G.’ye 5 sene hapis, André E.’ye ise 12 yıl hapis cezası talep etti.

• 15 Kasım 2017:

Müdahil davacıların mütalaalarında iddianamedeki “üç fail” teorisinden şüphe duyduklarını ve NSU’nun, hakkında soruşturma yürütülenden daha çok destekçi ve yardımcısının olduğunu söylediler.

• 24 Nisan 2018:

Zschäpe’nin avukatı mütalaasında müvekkilinin cinayet ve saldırılarda suç ortaklığı olmadığını iddia etti.

• 19 Mayıs 2018:

Wohlleben’in avukatları mahkemeden müvekkilleri için tahliye isterken Adolf Hitler’den alıntı yaptılar.

• 3 Temmuz 2018:

Zschäpe mahkemede son sözlerini söyledi. Eylemlerin boyutunu sonradan anladığını söyleyen Zschäpe, mahkeme boyunca tepkisiz kalmasının nedeninin, çocukluğunda duygularını bastırmasıyla ilgili olduğunu ifade etti. Zschäpe hâkime şöyle seslendi: “Lütfen istemediğim ve yapmadığım bir şey için beni yargılamayın.”

• 11 Temmuz 2018:

Zschäpe cinayet, terör örgütü üyeliği ve kundaklama suçlarından müebbet hapse mahkum edildi. Wohlleben cinayete yardımdan 10, Holger G. terör örgütü desteklemekten 3, André E. aynı suçtan 2 sene 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. André E.’nin tutukluluk hâli kaldırıldı. Zschäpe ve Wohlleben’in avukatları kararı temyize taşıyacaklarını açıkladı.

• 18 Temmuz 2018:

NSU mahkumlarından Wohlleben, kaçma şüphesi olmadığı ve cezasının 10 senesini mahkeme süreci esnasında çektiği gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Dosya Yazıları

“Cami ve Minare Tartışması, Kamusal Alan Hakkında Bir Tartışma”

Prof. Dr. Stefano Allievi, Avrupa’da İslam’ın kamusal alanda doğurduğu tartışmalarla ilgili çalışma yapan en önemli sosyologlardan biri....
01.11.2018
Fransa'da ezan düzenlemeleri

Fransa’nın Ezansız Minareleri

Batı Avrupa’da en çok Müslüman’ın yaşadığı Fransa’da yaklaşık 3 bin cami var. Bu camilerden ezanın okunması ise aşılamayan bir ta...
01.11.2018
Müslümanlar için ezanın önemi

Ezan Müslümanlar Açısından Ne Anlama Geliyor?

Ezan Müslümanlar için önemli bir dinî sembol. İslami kaynaklar ezan okunmasıyla ilgili farklı hükümlerde bulunsa da, ezanın Müslümanlar a...
01.11.2018

Siyasi İrade ve Toplumsal Destek Arasında Belçika’da Ezan

Belçika’da ezanı direkt olarak ilgilendiren herhangi bir yasal mevzuat yok. Ezan talepleri, ülkenin ses ve çevre kanunlarına göre lokal mercil...
01.11.2018

Avusturya’nın Sessiz Minareleri: Ezan 300 Caminin 2’sinde Duyuluyor

Avusturya’da yaklaşık 300 cami var. Bu camilerden yalnızca ikisinde, o da yalnızca Cuma namazı için ezan okunabiliyor. Ülkede İslam kamu tüz...
01.11.2018

Avrupa Ses Sahasında “İslam’ın Sesi”: Hollanda’da Ezan

Hollanda’da ezan 1980 yılından beri okunuyor. Ülkede camilerin ezan okuması önünde yasal bir engel olmasa da birçok cami komşularını rahat...
01.11.2018
Almanya'da ezan hakkında hukukçu Prof. Dr. Stefan Muckel

“Almanya’da Ezan, Açık ve Renkli Toplumun Bir İfadesi”

Almanya’da Kamu ve Kilise Hukuku uzmanı olan Prof. Dr. Stefan Muckel, Köln Üniversitesi’nde öğretim üyesi. Prof. Muckel ile Almanya’da eza...
01.11.2018
almanya Düren şehrinde ezan

Almanya’da İlk Ezan: Düren Camisi’nin 34 Yıllık Ezan Geçmişi

Düren’de tam 34 yıldır günde üç kere minareden ezan okunuyor. Bu yönüyle cami Almanya’daki ezan tartışmalarındaki ezberleri alt üst ed...
01.11.2018