Dosya

Dosya | Gayrimüslim Ülkelerde İslami Defin Nasıl Gerçekleşiyor?

06.05.2018

Almanya’da yaşayan Türklerin birçoğu neden Türkiye’de defnedilmek istiyor? Müslümanlar nerede defnedilmeli ve cenaze nakilleri teolojik açıdan doğru mu? Bu ve benzeri soruları Özgür Uludağ cevapladı.

Müslümanlar vefat ettikleri zaman İslami usullere göre yıkanır, etrafı dikişsiz ve beyaz kefenlere sarılır ve cenaze namazı kılındıktan sonra fazla zaman kaybetmeden en yakın İslami mezarlığa, sağ omzunun üzerine yatırılıp, yüzü Mekke’ye bakacak şekilde bir mezara defnedilir. Böyle anlatınca sanki her şey kolaymış gibi görünüyor. Fakat çoğunluğun Müslüman olduğu topraklarda yaşamayan Müslümanlar için durum farklı. Gayrimüslimlerin çoğunlukta olduğu ülkelerde yaşayan Müslümanlar için ölüm sonrası bir de İslami bir mezarlık bulma işlemi başlıyor.

Sünni alimlerin verdikleri fetvalara göre, eğer kişinin yakın çevresinde İslami bir mezarlık bulunmuyorsa, Müslüman kişi bu sefer en yakındaki diğer İslami mezarlığa defnedilmelidir. 1960’lı ve 1970’li yıllarda misafir işçiler Türkiye’den Almanya’ya geldiğinde burada neredeyse hiç İslami mezarlık yoktu ve vefat eden Müslümanların neredeyse hepsi anavatanlarına naklediliyordu. Bu misafir işçi jenerasyonu henüz Almanya’ya gelmeden önce Türkiye’de iş görebilirlik açısından sağlık muayenesine tabi tutulduğu, oldukça sağlıklı bir şekilde Almanya’ya geldiği ve burada çalışıp para kazandıktan sonra ülkelerine geri dönmeyi planladığı için 1990’lı yılların sonuna kadar Almanya’da İslami mezarlıklara ihtiyaç duyulmamıştır.

O zamanlar kaza veya şiddet eylemleri sonucunda hayatını kaybeden kişilerin cenazelerinin Türkiye’ye gönderilmesi oldukça normal karşılanan bir durumdu. Bir taraftan bu nesil kendisini zamanı gelince ülkesine dönecek olan “misafir işçiler” olarak görmekteydi. Diğer taraftan da Almanya’da İslami mezarlığa defnedilme olanağı zaten bulunmamaktaydı. Bu bakımdan cenazelerin nakledilmesi o dönemlerde teolojik açıdan da meşru bir durumdu.

Birinci Nesil Müslümanlar Arasında Ölüm Oranları Artıyor

1990’lı yıllarda, artık emeklilik yaşına gelmiş olan misafir işçi ölümlerinde büyük bir artış olmuştur. Bunun sonucunda da Almanya’nın her yerinde İslami defin ve nakil kuruluşları açılmıştır. Bu kuruluşlar Almanya’da cenaze işlemlerini uzmanlıkla yürütmüş ve Türk Müslümanların ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmuştur. Böylece Almanya’da vefat eden kişinin İslami usullere göre hazırlanması, uygun bir zaman zarfında nakledilmesi ve Türkiye’de kendi geleneksel uygulamaları doğrultusunda köy mezarlığına defnedilmesi mümkün olmuştur. Bu dönemde Balkanlarda devam eden iç savaş 1990’lı yıllarda karayolu ticari trafiğinin kısmen havayolu taşımacılığına kaymasına sebep olmuş ve buna bağlı olarak nakil maliyetleri de belirgin ölçüde azalmıştır. Hatta bazı durumlarda cenazelerin Türkiye’ye nakledilmesi, Almanya’daki herhangi bir mezarlığa veya İslami mezar alanına defnedilmesinden daha az maliyetli olmuştur.

Öte yandan kişinin nereye defnedileceğine karar verirken vefat eden kişinin akrabalarının, arkadaşlarının ve tanıdıklarının cenaze törenine katılıp katılamayacakları sorusu da önem taşımaktadır. Türkiye’de gerçekleştirilen cenaze törenlerine Türkiye’de yaşayan akrabalar, yakınlar ve tanıdıklar katılabilmekteydi. Bu törenin öncesinde vefat eden kişinin dostları, iş arkadaşları ve tanıdıkları da Almanya’da gerçekleştirilen bir cenaze töreni ile vedalaşabilme imkanı elde ediyordu. Buna karşın cenazenin Almanya’da defnedilmesi durumunda Türkiye’deki yakınları, akrabaları ve tanıdıkları cenaze törenine katılamıyordu. Bir taraftan cenazeye katılmak isteyen kişilerin Almanya’ya ulaşım masrafları çok yüksekti, diğer taraftan da ülkeye giriş için geçerli olan kısıtlayıcı seyahat şartları Almanya’da kısa bir süre içinde gerçekleştirilen cenaze törenine katılımı imkansız hale getiriyordu. Bu durum da kişilerin cenazelerini Türkiye’de defnetmeyi tercih etmesine yol açıyordu.

Almanya’daki Türkiye Kökenli Müslümanların Birçoğu Türkiye’ye Defnediliyor

Bu koşullar Türkiye kökenli Müslümanların cenazelerinin Türkiye’ye nakledilmesinin kanıksanmasına yol açmıştır. Cenazenin defni konusunda sorumlu kişiler, cenazenin Almanya’da mı yoksa Türkiye’de mi defnedileceğine karar verirken daha önce benzer kararları veren arkadaşlarından, tanıdıklarından veya akrabalarından etkilenmektedir. Bununla beraber artık günümüzde Almanya’da İslami cenaze işlemlerine yönelik hizmetler oldukça iyileşmiştir.

Hamburg ve Berlin’de bulunan kabristanların yanı sıra Marburg, Karlsruhe, Paderborn, Osnabrück, Hannover, Braunschweig, Göttingen, Mainz, Goslar, Kiel, Lübeck, Saarbrücken ve diğer şehirlerde de İslami kabristan özelliklerini taşıyan Müslüman mezar alanlarında İslami usullere uygun defin işlemleri yapmak mümkündür. Bunun yanı sıra İslam âlimlerinin verdikleri fetvalarda, vefat edilen yerde İslami defin uygulamaları mümkün ise cenazenin nakledilmesini gereksiz olarak değerlendirdiği göz önüne alındığında akıllara Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli Müslümanların büyük bir çoğunluğunun neden hâlâ Türkiye’de defnedilmeyi tercih ettiği sorusu gelmektedir. Bunun sebebi nedir?

“Ulusaşırı” Bir Eylem Olarak Cenaze Nakli

İnsanlar genellikle kendilerini ait hissettikleri yere defnedilmek isterler. Türkiye kökenli Müslümanların büyük bir kısmının, Almanya’da İslami usullere göre defnedilme imkânına sahip olmasına ve hatta âlimlerin bunu önermesine rağmen Türkiye’de defnedilmeyi seçmesi akıllara bu kişilerin Almanya’ya defnedilmeyi tercih etmeyişinin altında kendilerini Almanya ile özdeşleştirememelerinin yattığını getirmektedir. Fakat defin yerini kimlikle ilişkilendirmek eksik bir bakış açısıdır.

Göç sosyolojisi bakımından Türkiye’ye çok sayıda cenaze nakli gerçekleştirilmesi, ulusaşırı alanlardaki “hareket serbestileri” ile daha iyi açıklanabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında göçmenlik hikâyesi olan kişiler ulusal sınırlarla kısıtlı olmayan ve bunların ötesine uzanan eylem seçenekleri ve becerilerine sahiptir. Bu anlamda Almanya’da yaşayan Türkler, çalışma hayatı, mesleki eğitim veya sosyal hayata katılım gibi alanları Almanya’da yaşasalar da tatillerini, düğünlerini veya finansal yatırımlarını ve aynı zamanda cenazelerinin defin işlemlerini Türkiye’de gerçekleştirme eğilimi göstermektedir. Bu da, Türkiye kökenli Müslümanların hem Türkiye’de hem de Almanya’da karar opsiyonlarına ve eylem becerilerine sahip olduklarını ve bu sayede farklı eylem seçenekleri bulunduğunu gösterir.

Gittikçe Daha Fazla Kişi Almanya’ya Defnediliyor

Yeni nesiller Türkiye’deki karar opsiyonlarını, eylem becerilerini ve sosyal iletişimlerini, bu becerileri Almanya’da kazandıkları ölçüde yavaşça yitiriyorlar. Bunun sonucunda da Almanya’da defnedilmeyi tercih eden Türkiye kökenli Müslümanların sayısı gittikçe artıyor. Buna paralel olarak Almanya’daki büyük şehirlerin ve metropollerin birçoğunda İslami mezar alanları belediyeye ait mezarlıklara entegre ediliyor. Bu öngörülebilir bir gelişme olduğu için eyaletler, şehirler ve belediyeler Almanya’da İslami defin uygulamalarının artacağını dikkate almalı ve İslami cenaze işlemleri için geçerli olan çerçeve koşullarını iyileştirmeli.

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Dosya Yazıları
nsu cinayetleri

NSU: Irkçı İnfazları Destekleyen Neonaziler Hâlâ Aramızda

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) isimli terör örgütünün bilinen ilk cinayetinin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen açılan yaralar hâlâ ta...
01.09.2018

“NSU’nun Ardından Sağcı Terör Tehlikesi Önlenmiş Değil”

Düsseldorf Yüksekokulu Sosyal ve Kültür Bilimleri bölümünde görev yapan Prof. Fabian Virchow aşırı sağ ve Neonazizm uzmanı bir sosyal bil...
01.09.2018

“NSU Davası Kaçırılan Bir Fırsatın Anı Defteri”

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı terör örgütü hakkında 6 M...
01.09.2018

NSU-Gizli Servis Karmaşası: Skandallarla Dolu 11 Yıl

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı terör örgütü NSU’nun so...
01.09.2018
NSU davası

NSU Kronolojisi: Örgütün Açığa Çıkışı ve Sonrasındaki Skandallar

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü 2011'de açığa çıktıktan sonra skandalların ardı arkası kesilmedi. NSU'nun kamuoyu tarafın...
01.09.2018

Solingen’den NSU’ya: Neonazilerin Ölümcül Şiddeti ve Anayasayı Koruma Dairesinin Rolü

NSU cinayetleri Almanya tarihinde Neonazilerin ilk kanlı eylemleri değildi. Solingen’den NSU’ya kadar aşırı sağcıların şiddet eylemlerind...
01.09.2018

Alman Siyasilerden NSU Davasına Tepkiler: “Soruşturmaya Devam Edilmeli”

5 yıldan fazla bir süreye yayılan NSU davası geçtiğimiz temmuz ayında 438. duruşmada karara bağlandı. Davanın baş sanığı Beate Zschäpe...
01.09.2018

İsveç ve Finlandiya’dan Başörtüsü Yasağına Tepkiler

Başörtüsü yasağı ile ilgili tartışmalar genelde Batı Avrupa’da yoğunlaşıyor. İsveç ve Finlandiya da bu tartışmaların etki alanında...
02.07.2018