Dosya

Dosya | Avrupa’da Müslüman Mezarlarına Saldırı

06.05.2018

Avrupa ülkelerinde bazı Müslüman mezarları geçtiğimiz yıllarda kimliği belirsiz kişiler tarafından tahrip edildi. Saldırıların şekli, aşırı sağcılara işaret ediyor.

Avrupa’da Müslümanların demografisi gün geçtikçe değişiyor. Değişen nüfusla birlikte birçok ülkede Müslüman mezarlarının sayısı artıyor. Artan sadece Müslüman mezarlıkları değil, aynı zamanda bu mezarlara yönelik saldırılar da yükselişte.

Bilinçli Bir Hedef Olarak Müslüman Mezarlar

2004’den bu yana basına yansıdığı kadarıyla Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Danimarka’da 20’den fazla Müslüman mezarına saldırı gerçekleşti. Bunlardan beşi geçtiğimiz yıl Almanya (2), Danimarka (2) ve İsviçre’de (1) kayda geçti. Saldırılar genelde belediye mezarlıklarında yer alan, Müslümanlar için özel ayrılmış alanlara yönelik. Birçok saldırıda Hristiyanlara ait olan mezarların da bulunduğu mezarlıklarda kasıtlı olarak Müslümanların mezarları tahrip edildi. Burada Müslümanların definleriyle ilgili bir ayrıma gitmekte fayda var: Avrupa’da Müslümanların defni için iki alternatif söz konusu. Birincisi “Müslüman mezar alanları”, ikincisi ise “Müslüman mezarlıkları”. İlkinde örneğin Hristiyanlara ait bir mezarlıkta Müslümanlara ayrılan bir “alan” söz konusuyken, ikincisinde mezarlığın tamamı Müslümanlara tahsis ediliyor.

Müslüman mezarlarına yönelik saldırılarda aynı zamanda Müslüman mezarlıklarının da hedef alındığı görülüyor. Mesela Avusturya’da halihazırda mevcut olan Müslüman mezarlıklarının ikisi de saldırıya uğradı. Bazı mezarlıklar bir kez hedef alınırken, Notre Dame de Lorette ve Kopenhag’daki Vestre mezarlığı gibi bazı mezarlıklar birden fazla saldırıya uğradı.

Mezarlara Yönelik Saldırılarda Irkçı ve İslam Karşıtı Motifler

Mezarların nasıl tahrip edildiğine daha yakından bakarsak, kullanılan yöntem ve motifler hemen hemen tüm Avrupa ülkelerinde aynı. Failler mezarlara zararı en çok Nazi sembollerini çizerek, mezar taşlarını dağıtarak ve çevresinde bulunan çiçek gibi süsleri parçalayarak verdi. Saldırıların bir kısmında ırkçı ve İslam karşıtı hakaret içeren cümleler yazıldı. Araştırmalarımıza göre tahripler genelde gece karanlığında gerçekleşti. Yazı ve motiflere bakıldığında Müslüman mezarlarına yönelik saldırıların arkasında ağırlıklı olarak aşırı sağcıların yer aldığını iddia etmek yanlış olmaz.

Müslüman mezarlarına yönelik şu ana kadar gerçekleşen saldırılar arasında sadece bazı
saldırıların failleri yakalanabildi. İslam düşmanı iki fail Notre Dame de Lorette Mezarlığında 52 tane Müslüman mezar taşına “Heil Hitler” (Tr. “Selam Sana Hitler”) yazıp gamalı haç çizdikten sonra yakalandı. Aalen mezarlığında ise bir fail, “ölülere rahatsızlık verme” ve halkı kışkırtma suçlamalarıyla tutuklandı.

Müslüman mezarlıklarına yönelik saldırıların kamuoyunda yeterince konu edildiğini söylemek de mümkün değil. Birçok vakada üst düzey politikacılar ya da devlet adamlarından gereken tepki verilmiyor. Saldırılar cılız kınamalarla geçiştiriliyor.

Altach Müslüman Mezarlığına Saldırı

Avusturya’da 2012 yılında açılan Altach Müslüman mezarlığında 19 Ekim 2015 tarihinde gece vakti yapılan saldırıda Müslüman mezarlarına yine ırkçı parolalar ve Nazi sembolleri yazılmıştı. Eş zamanlı olarak Vorarlberg’e bağlı Hohenems’de bulunan Yahudi mezarlığı da aynı şekilde saldırıya uğramıştı. Vorarlberg eyaletinde tüm mezarlıklar ile Altach belediyesi ilgileniyor. Altach Müslüman mezarlığıyla ilgilenen “Sıla Defin” sorumlusu, saldırı gerçekleştikten hemen sonra belediye yetkililerinin gereken temizliği görevliler aracılığıyla kısa sürede yapıp mezarları eski hâline getirdiğini söylüyor: “Soruşturma sonunda yakalanan fail şehirde pek de iyi bir geçmişi olan biri değil.” Şu ana kadar bu saldırıdan başkasının gerçekleşmediğini belirten sorumlu, mezarlığın bulunduğu bölgenin şehir kenarında ve sakin bir noktada olduğunu, ileriki süreçte saldırıların tekrarlanıp tekrarlanmayacağı yönünde bir şey söyleyemeyeceğini vurguladı.

“Ölünüz Dahi Buraya Ait Değil”

Müslüman mezarlarına yönelik saldırıların arkasında yatan mesaj ise açık: “Ölüleriniz bile buraya ait değil.” Aşırı sağcılar tarafından gerçekleşen bu saldırılarla kimsenin canı tehlikeye girmiyor belki, fakat saldırılar ölülerin aile ve çevresinin duygu dünyasını tahrip ediyor. Üzüntü veren bir defnin ardından sevdiklerinin mezarlarının yıllar sonra tahrip edildiğini öğrenen aileler için bu durum hayli zor.

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Dosya Yazıları
nsu cinayetleri

NSU: Irkçı İnfazları Destekleyen Neonaziler Hâlâ Aramızda

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) isimli terör örgütünün bilinen ilk cinayetinin üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen açılan yaralar hâlâ ta...
01.09.2018

“NSU’nun Ardından Sağcı Terör Tehlikesi Önlenmiş Değil”

Düsseldorf Yüksekokulu Sosyal ve Kültür Bilimleri bölümünde görev yapan Prof. Fabian Virchow aşırı sağ ve Neonazizm uzmanı bir sosyal bil...
01.09.2018

“NSU Davası Kaçırılan Bir Fırsatın Anı Defteri”

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı terör örgütü hakkında 6 M...
01.09.2018

NSU-Gizli Servis Karmaşası: Skandallarla Dolu 11 Yıl

Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı terör örgütü NSU’nun so...
01.09.2018
NSU davası

NSU Kronolojisi: Örgütün Açığa Çıkışı ve Sonrasındaki Skandallar

Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü 2011'de açığa çıktıktan sonra skandalların ardı arkası kesilmedi. NSU'nun kamuoyu tarafın...
01.09.2018

Solingen’den NSU’ya: Neonazilerin Ölümcül Şiddeti ve Anayasayı Koruma Dairesinin Rolü

NSU cinayetleri Almanya tarihinde Neonazilerin ilk kanlı eylemleri değildi. Solingen’den NSU’ya kadar aşırı sağcıların şiddet eylemlerind...
01.09.2018

Alman Siyasilerden NSU Davasına Tepkiler: “Soruşturmaya Devam Edilmeli”

5 yıldan fazla bir süreye yayılan NSU davası geçtiğimiz temmuz ayında 438. duruşmada karara bağlandı. Davanın baş sanığı Beate Zschäpe...
01.09.2018

İsveç ve Finlandiya’dan Başörtüsü Yasağına Tepkiler

Başörtüsü yasağı ile ilgili tartışmalar genelde Batı Avrupa’da yoğunlaşıyor. İsveç ve Finlandiya da bu tartışmaların etki alanında...
02.07.2018