İslamofobi Gözlemevi

Avusturya | Irkçı Saldırıların Hedefinde Müslümanlar ve Göçmenler Var

Irkçı saldırıları rapor eden sivil toplum örgütü Irkçılık Karşıtı Çalışma ve Sivil Oluşum (ZARA) derneği, 2017 Irkçılık Raporu'nu yayımladı. Buna göre, ülkede 2016 yılında bin 107 ırkçılık vakası görülürken bu sayı 2017 yılında bin 162'ye çıktı.
22.03.2018

Irkçı saldırıları rapor eden sivil toplum örgütü Irkçılık Karşıtı Çalışma ve Sivil Oluşum (ZARA) derneği, 2017 Irkçılık Raporu’nu yayımladı. Buna göre, ülkede 2016 yılında bin 107 ırkçılık vakası görülürken bu sayı 2017 yılında bin 162’ye çıktı.

Avusturya‘da geçen yıl bin 162 ırkçı saldırı kayıt altına alındı. Irkçılık karşıtı çalışmalarıyla bilinen ZARA derneği, 2017 Irkçılık Raporu’nda çarpıcı verilere yer verdi.

Raporda, internette yapılan ırkçı ve nefret içerikli paylaşımların son 7 yılda büyük artış gösterdiği ortaya kondu. Geçen yıl 561 nefret içerikli paylaşımın sosyal medya platformları üzerinden yapıldığı belirtildi. Buna göre internet yüzde 44 ile en çok ırkçı saldırının gerçekleştiği alan olarak tespit edildi.

Ülkede hayatın birçok alanında ırkçı saldırı ve nefret içerikli söylemlere maruz kalan kişilerin Müslümanlar ve sığınmacılar olduğu ifade edilen raporda, özellikle başörtülü kadınların sözlü tacizden fiziksel saldırıya kadar birçok olumsuz deneyim yaşadığı vurgulandı.

Nefret içerikli yorum ve yazılara da yer verilen raporda, sosyal medya platformu Facebook’ta yer alan bir videoda, sokakta hareketsiz yatan siyah tenli bir kişiye yönelik “Bu çöpten yeterince var, arabayla üzerinden geçin,” “Vurun!”, “Hızlıca üzerinden geçin” şeklinde yorumlar yapıldığı kaydedildi. Irkçı saldırıların yüzde 15’inin kamuya açık yerlerde meydana geldiğine işaret edilen raporda, hizmet ve eğlence sektöründe ırkçı muameleye maruz kalanların oranının yüzde 12’ye yükseldiği belirtildi.

Raporda ayrıca, ırkçı ve nefret içerikli duvar yazılarının yüzde 8 arttığı, özelikle emniyet müdürlüklerinin yüzde 6 ile en çok ırkçı muamelenin yaşandığı devlet kurumları olduğu kaydedildi. Gamalı haç gibi Nazi sembollerinin sıklıkla duvar yazılarında kullanıldığı vurgulanan raporda, en çok Müslümanlara ait kurumların bu tarz saldırıların hedefi olduğuna işaret edildi.

 

En Çok Kadınlar Hedef Alınıyor

Raporda, ırkçı saldırılara maruz kalan kişilerin yüzde 41’inin kadınlardan oluştuğu bildirilirken, yüzde 30’la erkeklerin ikinci, yüzde 29 ile kurum ve kuruluşların üçüncü sırada yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

Saldırıya maruz kalan kadınların hangi etnik ya da dinî gruba ait oldu belirtilmezken, ırkçı ve nefret içerikli sözlü ve fiziksel saldırıya en çok başörtülü kadınların maruz kaldığı göz önünde tutulduğunda, Müslüman kadınların saldırıların öncelikli hedefi olduğu görülüyor. Raporda, siyasiler ve medya tarafından Müslümanlara ve sığınmacılara yönelik kullanılan olumsuz söylem ve yapılan negatif yayınların etkisiyle bu gruplara yönelik ırkçı vakaların arttığı vurgulandı.

 

“Hükümet, Sağ Popülist Söylemden Uzaklaşmalı”

ZARA derneğinin Başkanı Claudia Schaefer, rapora ilişkin basın toplantısında ırkçılık vakalarının endişe verici boyutlara ulaştığını vurgulayarak toplumun genelinde kabul görecek ırkçı bir algının yaygınlaştırılmaya çalışıldığını, bu yaklaşımla etnik kökeni nedeniyle çok sayıda kişinin “kötü” olarak tanımlanmak istendiğini söyledi.

Schaefer, seçim vaatleri ve popülist söylemlerle yabancıların düşman olarak görüldüğünü, yabancıların tehlikeli olduğu düşüncesinin toplumda yaygınlaştırılmak istendiğini dile getirdi.

Hükümetin artan ırkçı saldırılar ve nefret içerikli söylem karşısında harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Schaefer, “Hükümet, sağ popülist söylemden uzaklaşmalıdır. Daha demokratik içerikli programları hayata geçirerek ırkçı söylemin ileriye dönük siyasi tercihlerin belirlenmesinde daha az etkin olması için çaba sarfetmelidir.” çağrısında bulundu.

Schaefer, nefret içerikli paylaşımda bulunan kişilerin herhangi bir suçluluk psikolojisi içinde olmadığına dikkati çekerek, ırkçı paylaşımdan dolayı Viyana Yüksek Mahkemesinde yargılanan emekli bir noterin Müslümanlara ait dinî kıyafeti “çöp poşetine” benzetmesinde herhangi bir ırkçılık ya da aşağılama olmadığını ileri sürdüğünü anlattı.

 

“Yabancılar, Irkçı Muameleye Maruz Kalmadan Ev Bulamıyor”

Derneğin sözcülerinden Barbara Unterlechner de kamuya açık yerlerde meydana gelen ırkçı saldırılardaki artışa dikkati çekerek Müslüman ve yabancıların sosyal yaşamın birçok alanında sözlü ve fiziksel saldırıya maruz kaldığını söyledi.

Unterlechner, kamu ve hizmet sektörü başta olmak üzere, toplu taşımaya kadar birçok alanda en çok başörtülü kadınların kötü muameleye maruz kaldığına işaret ederek, özellikle ev arayan yabancıların herhangi bir ırkçı tutuma maruz kalmadan ev bulmalarının neredeyse mümkün olmadığını sözlerine ekledi. (AA)

 

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer İslamofobi Gözlemevi Yazıları