İslamofobi Gözlemevi

Türkiye | “İslamofobiyle Mücadele” Çalıştayı Düzenlendi

İslamofobiyle mücadele çalıştayı Göç Araştırmaları Vakfı
12.03.2018

Göç Araştırmaları Vakfı (GAV) ile Fransa merkezli İslamofobi’ye Karşı Kolektif’in (CCIF) organize ettiği çalıştayda “İslamofobiyle mücadele” ele alındı.

10-11 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen “İslamofobi ile Mücadele: Kapsamlı ve Etkin Çözümlere Doğru” çalıştayı sona erdi. Farklı ülkelerden 150’ye yakın akademisyen, gazeteci ve sivil toplum temsilcisinin katıldığı etkinlikte yükselen İslam karşıtlığının yanı sıra bunlarla mücadele için alınması gereken önlemler tartışıldı.

 

Göç Araştırmaları Vakfı (GAV) ve Fransa merkezli İslamofobi’ye Karşı Kolektif’in (CCIF) organizatörlüğünde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın destekleriyle düzenlenen çalıştayın açılış oturumunda Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı ve Sözcüsü İbrahim Kalın İslamofobinin Avrupa’nın “yeni normali” haline geldiğini, tedbir alınmadığı takdirde bu yaklaşımın Avrupa’da felaketlere sebep olabileceğini kaydetti. “Biz nasıl başkalarını ötekileştirmekten sarfınazar etmeliysek, başkaları tarafından ötekileştirilmeyi de reddetmek durumundayız.” ifadelerini kullanan Kalın, “daha müreffeh,  daha adil, daha katılımcı, eşitlikçi bir dünya” için bu ilkeler üzerinde uzlaşılması gerektiğini vurguladı.

Aşırı sağcı, ayrımcı, ırkçı hareketlerin giderek Avrupa merkez siyasetini belirleyen bir nitelik kazandığına değinen Kalın, “10-20 yıl önce ‘Olmaz böyle şey, bunlar ırkçı tutumlardır’ denilen şeylerin giderek Avrupa siyasetinde, Amerika’da yeni normal olarak kabul edilmeye başladığını görüyoruz. Bu tür İslamofobik, ırkçı yaklaşımların normalleşmesi de kendini demokrasinin, çoğulculuğun, liberalizmin merkezi olarak gören Avrupa’nın temel iddialarını da sorgulanır hale getiriyor.” diye konuştu.

Açılışta söz alan Göç Araştırmaları Vakfı Başkan Vekili ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu ise, İslamofobinin dünya genelinde ciddi boyutlara ulaştığını, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda felaketlere yol açabileceğini kaydetti. Avusturya, Almanya ve Fransa’da aşırı sağ partilerin son seçimlerdeki başarısına dikkat çeken Yeneroğlu, bir çok ülkede Müslümanların bir tehdit unsuru olarak görülmeye başlandığına vurgu yaptı. Yeneroğlu ayrıca, Avrupa’daki liberal çoğulcu geleneğin korunması adına İslamofobiyle daha etkili mücadele edilmesi gerektiğini ifade etti.

Cumartesi (10 Mart) başlayan çalıştayın ilk gününde katılımcılar eğitim, istihdam ve hukuk alanlarında İslamofobinin yansımaları ve bunlara ilişkin çözümler üzerine görüş bildirdi.

 

İslamofobi Kadınları Hedef Alıyor

Avrupa’da iş hayatında Müslümanlara yönelik ayrımcılıkları konu alan ilk oturumunda Müslüman kadınların hem din hem cinsiyet üzerinden ayrımcılığa maruz kaldıkları vurgulandı. Oturumun başında söz alan Dr. Müşerref Yardım, kendi çalışmaları bağlamında Müslümanları doğrudan hedef alan ayrımcılık uygulamalarına değindi. İş başvurularında gözlemlenen İslamofobik eylemlerin önemli bir kısmının kadınlara yönelik gerçekleştiğini vurgulayan Yardım, “etnisiteye dayalı ayrımcılık şikayetlerinin %50’sinin kadınların ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti.

 

Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Etkili İletişim

Çalıştayın ikinci oturumunda söz alan Ayrımcılık ve Irkçılıkla Mücadele Derneği (FAIR) genel müdürü Taner Aksoy, Almanya’da eğitim alanında gözlenen ayrımcılık vakalarına dair görüş ve tespitlerini paylaştı. Ülkedeki eğitim sisteminin sosyo-ekonomik seviyeye endeksli bir eşitsizlik ortamına sebep olduğunu ortaya koyan Aksoy, ailelerin okul yönetimi ve öğretmenlerle daha etkili iletişim kurması gerektiğinin altını çizdi. Oturumda ayrıca, Avrupa genelinde Müslüman toplulukların okullardan cami ziyaretleri gibi etkinliklerle öne çıkmasının faydalı olacağı değerlendirildi.

 

İngiltere’de İslam Karşıtlığıyla Mücadele

İlk günün son oturumu, İslamofobi bağlamında güvenlik ve yasal çerçeve başlığıyla, CCIF temsilcisi Chafika Attalai’ın İslamofobiye karşı CCIF’in çalışmaları üzerine yaptığı sunumla başladı. Kurum olarak İslamofobi mağdurlarına hukuki zeminde destek verdiklerini aktaran Attalai ayrıca, kadın ve çocuklar için psikolojik destek servislerinin bulunduğunu belirtti. CCIF temsilcisinin ardından söz alan Londra Üniversitesi/SOAS öğretim üyesi Sham Qayyum, Birleşik Krallık’ta İslam karşıtlığıyla mücadeleyi kapsayan yasal düzenlemelerin istenen seviyeye gelmediğini anlattı. Öte yandan, mevcut yasaların da insan hakları grupları ve Müslüman topluluklar tarafından daha etkin kullanılabileceğine dikkat çekti. Qayyum, özellikle İnsan Hakları ve Eşitlik yasalarının İslamofobiyle etkin mücadele için bir zemin teşkil edebileceğini kaydetti.

 

Hikayeden Olguya: Ayrımcılık Tecrübeleri

Çalıştayın ikinci gününde, CCIF eski direktörü Marwan Mohammed İslamofobiyle mücadelede sivil aktivizmin ve veri yönetiminin önemine dikkat çekti. Güçlü bir veri yönetim ağının desteğiyle oluşturulacak materyallerin siyasi karar alma mekanizmalarını yönlendirmede daha etkili olacağını savunan Fransız akademisyen, ayrımcılık tecrübelerini içeren hikayelerin ancak verilerle “olgu”ya dönüşebileceğini vurguladı. Oturumun kalan kısmında çoğunluğunu sivil toplum temsilcilerinin oluşturduğu katılımcı grubu, İslamofobiyle mücadelede sivil toplumun rolüne dikkat çekerek bu alanda verilerin yanı sıra hukuki süreçleri takip etmenin de bir o kadar önemli olduğunu aktardı.

 

İslam-Devlet İlişkilerinde Güvenlik Önceliği

Programın kapanış oturumunda söz alan İslamofobi uzmanı Farid Hafez ise siyasi söylemlerde İslamofobiyi ele aldı. İslamofobik söylemlerin bazı siyasiler tarafından “normalleştirildiği”nin üzerinde duran akademisyen, İslam karşıtlığının sadece Müslümanların değil Batı dünyasının da bir problemi olduğunu söyledi. Avrupa’da İslam-devlet ilişkilerinin çoğunlukla içişleri bakanlıkları üzerinden kurulduğuna dikkat çeken Hafez, bu durumun güvenlik endeksli bir yaklaşıma sebep olduğunu kaydetti.

Teşekkür konuşmalarının ardından sona eren çalıştayın her sene tekrarlanması ön görülüyor. Programdaki müzakerelerde ortaya çıkan bulgulardan hareketle oluşturulacak eylem planının Nisan ayı sonunda yayımlanması bekleniyor. (meb)

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer İslamofobi Gözlemevi Yazıları