Dosya

Almanya’da İslam Din Derslerinin Tarihi ve Danışma Kurulu Modeli

din
01.02.2018

Almanya’da Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinde inanca dayalı İslam din dersleri ilk kez 2013/2014 eğitim yılında verilmeye başlandı. Derslerin tarihî gelişimi ve eyaletteki modelin gelişimini incelemek, bu dersleri anlamak açısından oldukça önemli.

Almanya‘da din hürriyeti anayasanın 7. maddesi 3. paragrafınca güvence altına alınmıştır ve okullarda din derslerinin verilmesi bu maddeye dayanır. Devlet okullarındaki tüm din dersleri bu maddeye göre verilmek zorundadır. Anayasaya göre devlet tüm dinlere karşı tarafsız ve eşit mesafede kalmalı, din eğitimini devlet gözetimi altında olmak şartıyla o dine inananların ve ilgili dinî cemaatin öğretilerine uygun bir şekilde verilmelidir. Fakat İslam Din Dersi (İDD) için sorun, dersi vermeye resmi yetkili olabilecek herhangi bir islami cemaatin devlet tarafından tanınmamasıdır. Bu problemi aşmak için eyaletler farklı şekillerde geçici çözüm yoluna gitmişlerdir. En yaygın yol dinî cemaat görevini üstlenecek bir kurulun oluşturulmasıdır. Bazı eyaletlerde bu kurula “karma komisyon (Alm. “Beirat”), bazılarında da “Schura” denmektedir.

Almanya’da İDD henüz oluşma aşaması denecek kısa bir geçmişe sahiptir. Fakat İDD çalışmaları ve tartışmaları çok eskilere dayanır. İDD’nin tarihî gelişim sürecini en iyi yansıtan eyalet Kuzey Ren-Vesfelya Eyaleti’dir (KRV). Bu eyalette İDD çalışmaları 1978’e kadar iner. Daha o tarihte İslam Din Dersi Planı konsepti oluşturmak amacıyla bir çalışma grubunun kurulduğu görülmektedir. O zamanki Türkiye kökenli Müslüman dernekleri temsilcileri İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG), Süleymancılar (VIKZ) ve Nurculuk Grubundan temsilcilerdi. Çalışma grubu da bu Türk dernek temsilcilerinden ve Eyalet Okul ve Ders Planı Geliştirme Enstitüsü’nden (Alm. “Landesinstitutes für Schule und Curriculumsentwicklung”) uzmanların katılımıyla oluşturulmuştu. Fakat Türk dernek temsilcileri kendi aralarında anlaşamadıkları için bir aylık ön çalışma maalesef başarısızlıkla neticelenmiştir.

Bu başarısız denemeye rağmen Eğitim Bakanlığı, 11 Aralık 1979’da Soest Eyalet Enstitüsü’nü ilkokuldaki Türk öğrenciler için İDD Planı hazırlamak üzere resmen görevlendirdi. Ders her ne kadar sadece Türk çocukları için düşünülmüş olsa da okullarda müfredat dâhilinde yer alan düzenli bir ders olacaktı. Fakat anayasal bir sorun ortaya çıktı. Çünkü devletin karşısında tanınmış bir dinî cemaat yoktu ve henüz oluşum aşamasında olan birçok farklı derneğin İslam’ın temsilcisi olarak tanınması da mümkün değildi. Anayasal bu sorunu aşmak için KRV Eğitim Bakanlığı anayasaya ve eyalet kanunlarına uygun normal bir ders yerine “Anadil Ekdersi” (Alm. “Muttersprachlicher Ergänzungsunterricht”, MEU) adında yeni bir ders planı hazırladı ve bunu okullarda uygulamaya koydu. Anadil dersi Türk çocuklarına kültürel ve dinî bilgileri aktarmakta aracılık etmeyi amaçlıyordu. Fakat bu ders, din dersi konseptinden çok uzak kaldı.

İslam Din Dersi içerik planı çalışmaları Mart 1980’de tekrar başladı. Bunun için bir komisyon kuruldu. Komisyon gerek dinî gerekse mesleki açıdan çok farklı yedi kişiden oluşuyordu. Bunlardan sadece üçü Müslüman’dı. Komisyonda bulunanlardan altısı öğretmendi ve görevleri projeyi pedagojik açıdan desteklemekti. İkisi Müslüman ilahiyatçı ve ikisi Protestan din pedagogu idi. Onların görevi de içeriği belirlemekti. Çalışma, Eyalet Enstitüsü ve Eğitim Bakanlığının temsilcilerinin gözetimi ve desteğiyle yapılmıştı. 1982 yılında ilk kez ilkokullar için İslam Din Dersi planı tamamlandı. Hazırlanan plan Almanya’da bulunan İslami derneklerin fikri alınarak ve Ankara, İstanbul ve Konya İlahiyat fakültelerinin ve Türk Eğitim Bakanlığı’na danışılarak geliştirilmişti. İslam Din Dersi tam okullarda verilmeye başlanacaktı ki Protestan Kilisesi dersin adına itiraz etti. Bu sebeple ders “İslam inancına sahip öğrenciler için din öğretimi” (Alm. “Religiöse Unterweisung für Schüler islamischen Glaubens”) adında planlandı ve yine anadil dersleri çerçevesinde Türk çocuklarına verilmeye devam edildi.

Derse ilgi iyi olmasına karşın ders beklentileri karşılamıyordu. En çok tartışılan ve eleştirilen şey dersin sadece Türk çocuklarına yönelik planlanması ve Türkçe olmasıydı. Ders bu çerçevede Almanya’da doğup büyüyen çocukların ihtiyaç ve anlayışına katkıda bulunmadığı gibi onların bir Müslüman olarak Almanya’ya entegre olmalarına katkı sağlamadığı şeklindeki eleştiriler yoğunluktaydı. Bu nedenle dersin Almanca verilmesi isteniyordu. Türk dernekleri bu tartışmaya sert tepkilerle katıldılar ve tutumlarını dersin Almanca olmasından sonra da bir süre devam ettirdiler.

Eylül 1999 yılında KRV Eyaleti tepkilere rağmen okullarda yeni bir ders denemesine geçti. Dersin adı “Almanca İslam Öğretimi” (Alm. “Islamische Unterweisung in deutscher Sprache”) olarak değiştirildi ve 2000 yılında 19 okulda pilot projeyle derslere başlandı. İlk yıl 14 öğretmen görev yaparken, derslere 500 civarında öğrenci katıldı. Üç yıllık denemeden sonra projenin devam edilebilir olduğu ortaya çıktı. 2003 yılı şubat ayında daha önceden var olan ders planı gözden geçirilerek yenilendi. Derse katılım ilerleyen yıllarda artarak devam etti ve 2004 yılında okul sayısı 110’a çıkarken katılımcı öğrenci sayısı da yaklaşık olarak 6.000 civarındaydı. Soest Eyalet Enstitüsü 2004 yılı Kasım ayında ilkokullar için İslam Öğretimi Ders planı taslağını tamamladı. 23 Şubat 2004’de “İslam Öğretimi” (Alm. “Islamische Unterweisung”) “Alman Dilinde İslam Bilgisi” (Alm. “Islamkunde in deutscher Sprache”) olarak değiştirildi. Gelinen süreçte Türk dernekleri de artık Türkçede ısrarcı olamayacaklarının farkına vardılar ve bu tutumlarından vazgeçtiler.

Tüm İslam din dersi denemeleri Almanya’daki Müslümanlar tarafından hiçbir zaman din dersi olarak algılanmamış ve kabul görmemiştir. Bu nedenle derslerin entegrasyona katkısı hep sınırlı olmuştur. Bunun en büyük sebeplerinden biri bazı ders öğretmenlerinin dindar olmamaları hatta dine karşı olmalarıdır. Yeni denemenin Almanca olması var olan problemleri çözmediği gibi dersi de anayasaya uygun bir din dersine çeviremedi. İhtiyaç duyulan şey Anayasaya uygun ve tüm tarafların kabul ettiği, desteklediği ve başarılı olması için çaba sarf ettiği bir ders olmalıydı.

Ve 2005 yılında yeni kurulan koalisyon hükümeti (CDU ve FDP) Alman dilinde İslam Dersi’nin okullarda resmen verilmesi konusunda anlaştı. Hükümet artık anayasa gereği Müslüman dinî cemaatlerle birlikte çalışmak zorundaydı. Hükümet, 2006 yılı Şubat ve Temmuz ayları arasında cami dernekleriyle Duisburg ve Köln’de İslam Dersi’nin okullarda verilebilmesi üzerine bir dizi görüşmelerde bulundu. Daha önceleri İslam dernekleri çatı kuruluşları arasında yine bir anlaşmazlık vardı. Her kuruluş kendisi ders planı çalışmasına girişmiş ve kendi planının uygulanması eğilimindeydi. Fakat daha sonra dernekler kendi aralarındaki ihtilafı giderdiler ve eyalet temsilcileriyle bir plan üzerinde anlaştılar.

Eyalet Meclisi 21 Aralık 2011’de İslam Dersi’nin resmî ders olarak okutulmasına ilişkin kanunu onayladı. Bu tarihî olay hem Türkler’in en yoğun olduğu KRV Eyaleti için hem de Almanya’daki İslam açısından bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu yasa ile yaklaşık yarım asırdır süregelen İslam öğretimi en nihayetinde anayasal bir zemine yerleştirilmiş oluyordu. Göçün başlangıcından beri İDD konusunda en büyük anayasal sorun olan “dinî cemaat” statüsündeki muhatap meselesine geçici bir çözüm geliştirildi. Derneklerden bir tanesini veya tamamını tanımak yerine en büyük dört Sünni dernek kuruluşunun katılımıyla bir danışma kurulu oluşturuldu. Yeni kurulan danışma kurulu İslam din dersi vermede anayasal zorunluluk olan İslam dinî cemaatini temsil edecek ve onun görevlerini üstlenecekti. Böylece “Kuzey Vestfalya İslam Din Dersi Danışma Kurulu” (Alm. “Beirat für IRU in NRW”) kuruldu: Sekiz üyeden oluşan kurulda her deneğin (DİTİB, VIKZ, ZMD, IRD) birer temsilcisi bulunurken, geri kalan dört üye de eyaleti temsilen, eyalet tarafından belirlenmektedir. Eyaletin belirlediği üyelerin de Müslüman olmaları gerekmektedir.

Eyalet 2012/2013 eğitim-öğretim yılında İDD’nin başlamasını istiyordu. Bu nedenle KRV Eyaleti İDD Danışma Kurulu hemen çalışmalara başladı. Çünkü dersi verecek öğretmenlerin bu kuruldan izin almaları gerekiyordu. Kurul bu konuda tek yetkili merciidir. O nedenle kurul ilk önce hâlihazırda İslam Öğretimi (Alm. “Islamkunde”) ders öğretmeni olarak görev yapan öğretmenleri sözlü görüşmeye davet etti ve yeterli görülenlere İslam Din Dersi Öğretmenliği yeterlilik belgesi (icazet) verilmeye başlandı. İlk olarak yeterli görülen 60 öğretmene İDD icazet belgesi 4 Mart 2013’te Duisburg Merkez Camii’nde bir törenle verildi. Böylece KRV Eyaleti’nde 2012/2013 eğitim-öğretim yılında resmî İslam Din Dersi ilkokullarda başlamış oldu. Bunu 2013/2014 eğitim-öğretim yılında orta ve lise düzeyindeki okullar takip etti. Yaklaşık yarım asırlık bir gelişimin ardından artık İslam Din Dersi Alman Anayasasının 7/3 maddesine göre verilmeye başlanmış oldu. Aktüel verilere göre KRV Eyaletinde İslam Din Dersi 234 okulda verilmekte ve bu derslere 19.400 öğrenci katılmaktadır.

Kurul modeli KRV’de 31 Temmuz 2019 tarihine kadar geçici bir süreliğine uygulamaya alınmıştır. Her ne kadar tüm taraflarca mükemmel bir uygulama olarak kabul edilmese de KRV Eyaletinde şu ana kadar uygulanan İDD modelleri arasında en başarılı olan modeldir denilebilir.

[1] Çelik, Özcan: Islamischer Religionsunterricht (IRU) in Deutschland. Erwartungen der Muslime – Konzepte der Kooperation zwischen den Glaubensgemeinschaften und dem Staat. Wissenschaftliche Schriften der WWU Münster, ReiheVII, Band 24, 2017, S. 31-33.
[2] Gebauer, Klaus: Geschichte der Islamischen Unterweisung (der Islamkunde) in NRW, 2003. In: Ucar, Bülent: Islamkunde in NRW. Einige Infos. Stand 1. Januar 2007.
[3] a.g.e.
[4] a.g.e.
[5] a.g.e.
[6] Islamkunde öğretmenleri hakkında daha geniş bilgi için: Erfahrungen mit IslamkundelehrerInnen und ihre Qualifikation zum IRU. In. Çelik, Özcan: Islamischer Religionsunterricht (IRU) in Deutschland.S.226-228.
[7]
Gebauer.
[8] http://www.iru-beirat-nrw.de/dokumente/IslamRU.pdf.
[9] Kurulun verdiği bu yeterlilik belgesine KRV’de Almanca’da “Idschaza” (İcaze) denmektedir.

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Dosya Yazıları

“Cami ve Minare Tartışması, Kamusal Alan Hakkında Bir Tartışma”

Prof. Dr. Stefano Allievi, Avrupa’da İslam’ın kamusal alanda doğurduğu tartışmalarla ilgili çalışma yapan en önemli sosyologlardan biri....
01.11.2018
Fransa'da ezan düzenlemeleri

Fransa’nın Ezansız Minareleri

Batı Avrupa’da en çok Müslüman’ın yaşadığı Fransa’da yaklaşık 3 bin cami var. Bu camilerden ezanın okunması ise aşılamayan bir ta...
01.11.2018
Müslümanlar için ezanın önemi

Ezan Müslümanlar Açısından Ne Anlama Geliyor?

Ezan Müslümanlar için önemli bir dinî sembol. İslami kaynaklar ezan okunmasıyla ilgili farklı hükümlerde bulunsa da, ezanın Müslümanlar a...
01.11.2018

Siyasi İrade ve Toplumsal Destek Arasında Belçika’da Ezan

Belçika’da ezanı direkt olarak ilgilendiren herhangi bir yasal mevzuat yok. Ezan talepleri, ülkenin ses ve çevre kanunlarına göre lokal mercil...
01.11.2018

Avusturya’nın Sessiz Minareleri: Ezan 300 Caminin 2’sinde Duyuluyor

Avusturya’da yaklaşık 300 cami var. Bu camilerden yalnızca ikisinde, o da yalnızca Cuma namazı için ezan okunabiliyor. Ülkede İslam kamu tüz...
01.11.2018

Avrupa Ses Sahasında “İslam’ın Sesi”: Hollanda’da Ezan

Hollanda’da ezan 1980 yılından beri okunuyor. Ülkede camilerin ezan okuması önünde yasal bir engel olmasa da birçok cami komşularını rahat...
01.11.2018
Almanya'da ezan hakkında hukukçu Prof. Dr. Stefan Muckel

“Almanya’da Ezan, Açık ve Renkli Toplumun Bir İfadesi”

Almanya’da Kamu ve Kilise Hukuku uzmanı olan Prof. Dr. Stefan Muckel, Köln Üniversitesi’nde öğretim üyesi. Prof. Muckel ile Almanya’da eza...
01.11.2018
almanya Düren şehrinde ezan

Almanya’da İlk Ezan: Düren Camisi’nin 34 Yıllık Ezan Geçmişi

Düren’de tam 34 yıldır günde üç kere minareden ezan okunuyor. Bu yönüyle cami Almanya’daki ezan tartışmalarındaki ezberleri alt üst ed...
01.11.2018