Gündem

Hollandasızlık, Müslümanlık, Uyum: Çok Kültürlülüğün Sınavı

uyum
05.12.2017

Çok kültürlülük iddiasıyla entegrasyon ve uyum tartışmalarında farklı bir ekolü temsil eden Hollanda’da başta Müslümanlar olmak üzere dinî ve etnik azınlıkların son yıllarda artan endişeleri, yükselen aşırı sağ ve nefret suçları Hollanda örneğini yeniden düşünmeye çağırıyor.

1950’lerin sonundan itibaren başlayan Batı Avrupa’ya göç hareketleri Türkiye’nin başını çektiği birçok ülkeden Hollanda, Almanya, Avusturya gibi ülkelere kitlesel işçi alımlarıyla başladı. Ağustos 1964’te hayata geçen Hollanda-Türkiye işgücü anlaşması ile farklı yıllarda binlerce Türk işçinin geldiği ülkede bugün 400 bin civarında Türkiye kökenli yaşıyor. Müslümanların toplam nüfusu 830 bin ile ülke nüfusunun 20’de 1’ini oluştururken, 12 şehirde Müslümanların oranı yüzde 10’u geçiyor. Bununla beraber, önümüzdeki yıllarda 45 büyük belediyenin tamamında yabancıların oranının yüzde 50’yi aşacağına dair tahminler bulunuyor.  

 

Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Hollanda’da da son yıllarda siyasi alanda ivme kazanan yabancı düşmanı ve aşırı sağcı akımlar, ülkedeki özgürlüklerin geleceği adına endişe yaratıyor. 15 Mart’taki seçimlerde İslam karşıtı söylemleriyle öne çıkan ırkçı Geert Wilders’in Özgürlük Partisi yüzde 13 oy alarak 150 sandalyeli Temsilciler Meclisi’ne 20 vekille girmişti. Böylece son seçimlerde sağ partiler Meclis’te 113 sandalye ile  yüzde 75’lik bir çoğunluğa ulaşmış oluyordu. Bu oranın bir önceki dönem 79 sandalye ile yüzde 50 olduğu göz önüne alınınca sağın yükseliş eğilimine ilişkin kötümser bakışların pek de yersiz olmadığı ortaya çıkıyor.  

Sağın etkisinden bağımsız olarak da Hollanda’da özgürlük-güvenlik dengesinin son yıllarda özgürlük aleyhine bozulmaya başlandığı söylenebilir. Nitekim 90’lı yıllarla beraber özgürlükçü çokkültürlülük politikalarının yerini yavaş yavaş “entegrasyon” söylemlerinin almaya başladığı, “toplumun değerleri” ve “uyum” sözcüklerinin siyasilerin demeçlerinde sıklaşmaya başladığını görebiliyoruz. Anadilde eğitim, dinî ve kültürel pratiklere geniş alanlar ayrılsa da son tahlilde “Hollandasızlar”ın topluma uyum sağlayarak Hollandalı hâle gelmesi gerektiği vurgulanmış oluyor. Genel seçimler öncesi Başbakan Mark Rutte’nin müstakbel göçmenlere hitaben yayımladığı açık-mektup, bunu başaramayacak kişilerin “gelmemesi gerektiği”ni savunuyordu. Uyum sağlamak istemeyecek, eşcinsellere saldıracak, mini etekli kadınlara sarkıntılık edecek kişilerin Hollanda’ya gelmesinin bir anlamı olmadığını savunan Rutte’nin uyum standardı “öteki”ni karikatürize etmekten başka bir anlama gelmiyordu. Toplumun değerleri olarak sunulan kategorilerin dışında kalanlara ise kapı gösteriliyordu.

Tüm bu süreçte ülkenin en büyük ve en etkili dinî gruplarından biri olarak Müslümanların birlikte yaşama tecrübesinin geleceğine ilişkin endişe duymaya başlamasına sebep olacak çok sayıda gelişme yaşandı. Enschede kentinde yapılması planlanan cami önüne, geçtiğimiz günlerde İslam karşıtı Pegida grubu, üzerine domuz kanı sürülmüş bir haç yerleştirerek provokatif bir eyleme imza atmış, benzer eylemlerin süreceği tehdidiyle cami saldırılarının devam edeceğini açıklamıştı. Hollanda İnsan Hakları Raporu’na göre 472 caminin bulunduğu Hollanda’da 2016’da 72 cami saldırısı gerçekleşti. Bu sayı bir önceki sene 28 olarak kayda geçmişti. Araştırmanın bulgularına göre “yabancı kökenli Hollandalılar” hala kendilerini güvende hissetmiyor. Hollanda’da güvenliğinden endişe eden azınlıklar listesinin başında Surinamlılar bulunurken onların hemen ardında Türkler yer alıyor.

Son yıllarda Hollanda’da yalnızca Müslümanlar değil, tüm dini ve etnik azınlıklara karşı nefret suçlarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. 2016 yılında Ayrımcılıkla Mücadele Hizmetleri’ne 4.596 başvuru yapılmıştı. Söz konusu başvuruların 348’ini din sebepli ayrımcılık şikayetleri oluştururken, bunların yüzde 73’ünün Müslümanlar tarafından yapıldığı ortaya çıkıyor.  Bir başka şikayet mecrası olan online MIND platformuna din sebepli yapılan şikayetler de benzer şekilde artmış durumda. 2014’te 27 din sebepli şikayetin ulaştığı platformda bu sayı 2015’te 145, 2016’da ise 188’e kadar yükseldi.

Hollanda’daki ayrımcılık ve yabancı düşmanlığına dair bir başka çarpıcı veri de Anne Frank Vakfı’nın 2016 araştırmasında yer alıyor. Rapora göre 2012’de 2077 ırkçı vakanın kayda geçtiği ülkede bu sayı 2015’te 2.732’ye kadar yükseldi. Müslümanları hedef alan ayrımcılık vakalarının sayısı da 2014’e kıyasla 2015’te 3 kat arttı.

Wilders’ın Özgürlük Partisi’nin temsil ettiği İslam ve yabancı karşıtı tutum Hollanda’daki Müslümanlar açısından bir tehdit oluştursa da bununla mücadelenin yöntemi kesinlikle Wilders ve onun gibilere endeksli olmamalı. Kendini İslam karşıtlığı üzerinden konumlandıran, Müslümanlara düşmanlığı ile kendine bir kimlik inşa eden kişiler, gereğinden fazla önem verildikçe hırçınlaşmaya devam edecektir.  Bahsedilen araştırmalarda kendini güvensiz hisseden, saldırı ve tehditlere maruz kalan Müslümanlara ve diğer azınlıklara, “Siz Hollandasızsınız” diyerek suni bir Hollandalılığı dayatmaya çalışan Wilders ve türevlerine karşı reaksiyoner değil aksiyoner bir tutum tercih edilmeli. Hollanda değerleri denilen şeyler -onlar her neyse-, onlarda Müslümanların ve diğer azınlıkların da “kurucu” bir unsur olarak yer aldıklarını ortaya koydukça “karşıdaki” seslerin zamanla azalacaklarına, yok olmasa bile etkisizleşeceklerine beraber şahit olabiliriz.

 

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Gündem Yazıları
ab zirvesi

AB Zirvesinde Liderler Kudüs’ü Konuşacak

AB'nin 28 lideri, savunma ve güvenlik iş birliği, sosyal konular, göç, Kudüs, Rusya, Brexit, ekonomik ve parasal birlik konularını görüşmek...
14.12.2017
merkel mülteci kotası

Merkel “Kötü Örnek” Oldu: AB’de Sığınmacı Kotası Tartışılıyor

Alman Hıristiyan Birlik partilerinin Ekim ayında uzlaştığı mülteciler için “üst sınır uygulaması” AB’nin de gündemine geldi.
14.12.2017
Almanya büyük koalisyon

Almanya’da Yeniden Büyük Koalisyona Doğru

Almanya’da Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri, hükümeti kurma konusunda ön görüşmeler yapmak için Sosyal Demokrat Partinin (SPD) alacağı k...
14.12.2017

İsveç’te Yılın “Yol Göstericisi” Bir Türk Kadını

İsveç’te Aftonbladet gazetesinin düzenlediği ödül töreninin “yol gösterici” kategorisinde “yılın kahramanı” ödülünü halk oyla...
13.12.2017
Hollanda'da ırkçı yanıt

Hollanda’da Ev Arayan Faslı Aileye Irkçı Yanıt

Hollanda'da ev kiralamak için emlak şirketine başvuran Faslı aile, şirketten "ev sahibi evini sadece Hollandalılara kiralamak istiyor" yanıtın...
13.12.2017
Belçika'da Mevlid programı

Belçika’da Kamu Kanalında Mevlid Programı

Belçika’nın Flaman Bölgesinde yayın yapan VRT kanalı Mevlid Kandili programını yayınladı. Yayın, “açık görüşlü ve saygılı bir to...
13.12.2017

Profesörün Irkçı Tweet’leri Yaptırımsız Kaldı

Almanya’da geçtiğimiz aylarda bir hukuk profesörünün tepki çeken ırkçı söylemleri, “bilim ve ifade özgürlüğü” gerekçesiyle yapt...
12.12.2017
Arakanlı

Yardım Kuruluşları Arakanlı Kimsesiz Çocukların Yanında

Bangladeş merkezli sivil toplum kuruluşu RISDA, Myanmar ordusunun yüzlerce kimsesiz Arakanlı Müslüman çocuğu katlettiğini belirtti. Arakan'da...
11.12.2017