Gündem

İslam: En Yaygın „Resmi Din“

din
10.10.2017

PEW Araştırma Merkezi’nin son çalışmasına göre İslam, en yaygın resmi din konumunda.

PEW Araştırma Merkezi’nin son yaptığı çalışma, dünya genelinde “devlet-din ilişkisi”  hakkında ilginç veriler sunuyor. 199 ülkede yapılan çalışmaya göre, 80’den fazla ülke belli bir dinî görüşü  çeşitli şekillerde tanıyor. Araştırma, ülkeleri resmî dine sahip , tercih edilen/desteklenen dine sahip, resmî dine sahip olmayan / nötr ve belli bir dine karşı olan ülkeler şeklinde değerlendiriyor.

“Resmî Din”

Araştırma sonuçlarına göre, dünya üzerinde 43 devlet resmî dine sahip. İslam’ı resmî din olarak kabul eden 27 ülkenin çoğu Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinden: Afganistan, Cezayir, Bahreyn, Bangladeş, Brunei, Komor Adaları, Cibuti, Mısır, İran, Irak, Ürdün, Kuveyt, Libya, Malezya, Maldivler, Moritanya, Fas, Umman, Pakistan, Filistin, Katar, Suudi Arabistan, Somali, Tunus, Birleşik Arap Emirlikleri, Batı Sahra ve Yemen.

9’u Avrupa’dan olmak üzere 13 devlette ise bu uygulama Hristiyanlık için geçerli. Hristiyanlığı resmî din olarak kabul eden ülkeler şu şekilde: Birleşik Krallık, Danimarka, İzlanda, Monako, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Tuvalu ve Zambia.

Resmî din uygulamasına sahip ülkelerde genellikle bu hüküm anayasada yer alıyor. Örnek olarak verilen Afganistan Anayasası’nda konuyla ilgili açık bir hüküm mevcut: “Kutsal İslam Dini, Afganistan İslam Cumhuriyeti’nin resmî dinidir.” Ayrıca anayasada çıkarılan yasaların İslam’ın temel hükümleriyle çelişemeyeceğini ön gören maddeler de bulunuyor.

Resmî dine sahip ülkelerin %63’ünü İslami  yönetimler oluşturuyor. Bu haliyle İslam, dünyada en yaygın resmî din konumunda. Budizmi resmî din olarak kabul eden 2 ülke (Butan ve Kamboçya) araştırmada göze çarparken, dünyada 1 tane Yahudi devleti (İsrail) bulunuyor.

“Gayriresmî Din”: Tercih Edilen ya da Desteklenen Din

PEW’in araştırmasında ele alınan ülkelerin 40’ında belli bir din görüşü gayriresmî olarak destekleniyor. Bunların 28’inde kiliseler devlet desteği alıyor. Devletin desteği arazi tahsisinden direkt para yardımına kadar uzanabiliyor. Bu ülkelerde dinî kurumlar vergiden kısmen veya tamamen muaf tutulurken ayrıcalıklı hukuki statüye sahip oluyorlar.

Araştırmada bu kategoriye örnek olarak verilen Laos’ta şöyle bir anayasa hükmü yer alıyor: “Devlet, Budistlerin ve diğer din adamlarının yasal faaliyetlerine saygı duyar ve korur. Budist keşişleri ve öğrencileri, aynı zamanda diğer dinlerin papazlarını ülkeye ve insanlara faydalı etkinliklere katılmaya teşvik eder.“

Birden çok dini gayriresmî olarak destekleyen ülkelerin başında Rusya Federasyonu geliyor. Hristiyanlık, İslam, Yahudilik ve Budizmi Rusya’nın geleneksel dinleri şeklinde tanımlayan ülkede Ortodoks Patrikhanesinin Rus tarihine katkısı sebebiyle özel bir konumu bulunuyor.

Araştırmada Türkiye de tercih edilen / desteklenen dine sahip devlet konumunda ele alınıyor. 2003’ten 2015’e, imam hatip öğrenci sayısının 63.000’den 1 milyona kadar yükseldiği vurgulanırken İslam’ın bir çok konuda devlet tarafından desteklendiği belirtiliyor.

Nötr Devletler

Araştırmaya göre dünyadaki devletlerin yüzde 53’ünde, 106 ülkede devletin dine karşı nötr bir tavrı bulunuyor. Almanya, Avusturya, Belçika, Hollanda ve İsviçre’nin de aralarında bulunduğu bu ülkelerde herhangi bir dinî görüşün sistematik olarak desteklenmesi söz konusu değil. Ancak, başta ABD olmak üzere bu ülkelerde dinî cemaatlere yasal ve finansal bazı haklar tanınabiliyor.

Din Karşıtı Devletler

Araştırmada öne çıkan bir başka bulgu da kuşkusuz din karşıtı ülkeler üzerine. Çin, Küba, Kuzey Kore, Vietnam ve bazı eski Sovyet ülkelerinin dâhil olduğu grupta hükûmetler dinî kurumlar üzerinde sıkı kontrol uyguluyor.

 

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Gündem Yazıları
Fransa güvenlik olağanüstü hâl

Fransa: Daha Fazla Güvenlik, Daha Az Özgürlük

Fransa'da olağanüstü hâlde geçerli olan istisnai düzenlemeler yasalaştı. Yeni yasanın en çok camileri etkileyeceği tahmin ediliyor.
20.10.2017
Müslümanların ayrımcılığa uğradığı iddiası

“Müslümanların Entegre Olmadığı İddiası Komik”

Avrupa’da yaşayan Müslümanlar, sistematik bir şekilde ayrımcılığa uğradıklarını düşünmelerine rağmen Avrupalı kurumlara yüksek ora...
19.10.2017
AGİT İslam düşmanlığı toplantısı

AGİT İslam Düşmanlığından Kaygı Duyanları Bir Araya Getirdi

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Ofisi (ODIHR) “Müslümanlara Karşı Toleranssız...
19.10.2017
Sri Lankalı mültecinin ölümü İsviçre

Sri Lankalı Mültecinin Öldürülmesinde Kasıt Şüphesi Araştırılıyor

Ekim başında İsviçre'de bir göçmen merkezinde çıkan kavgaya müdahale eden polis ekiplerinin açtığı ateşte Sri Lankalı bir mülteci haya...
19.10.2017
İsviçre'de Müslüman mezarlığı

İsviçre’de Müslüman Mezarlarına Saldırı

İsviçre’nin Lozan şehrinde Müslüman mezarları tahrip edilip İslam karşıtı sloganlar yazıldı. Vaud kantonu saldırının takipçisi olaca...
18.10.2017
mafyanın elinde bir göçmen merkezi

Mafyanın Elinde Bir Göçmen Merkezi: Capo Rizzuto

İtalya'nın Calabria şehrinde bulunan göçmen merkezinde yürütülen soruşturmayla ortaya çıkan skandal, göçmen merkezlerinin güvenliği tar...
18.10.2017
Avrupa mülteciler

Avrupa Değerleri Sorgulanırken: Mültecilerin Yeniden Yerleştirilmesi

Mültecilerin yeniden yerleştirilmesi (resettlement) son zamanlarda hem Avrupa'da hem dünyada yoğun şekilde tartışılıyor. Uluslararası koruma...
17.10.2017
Aşağı Saksonya

Aşağı Saksonya Seçimleri ve Devlet Anlaşması

Aşağı Saksonya Eyalet Seçimleri dün düzenlendi. Müslümanların yeni meclisten ilk beklentisi, askıdaki Devlet Anlaşması'nın onaylanması.
16.10.2017