Gündem

Bilimselliğe Takla Attıran İlişki: Sebastian Kurz ve Ednan Aslan

01.09.2017

Avusturya’da temmuz ayında Prof. Ednan Aslan’ın, Uyum Bakanı Sebastian Kurz’un siparişi üzerine “İslami çocuk yuvaları” hakkında hazırladığı araştırmanın bakanlık çalışanları tarafından manipüle edildiği ortaya çıktı. İddialar skandal niteliğinde.

Avusturya 15 Ekim’de gerçekleşecek olan genel seçimlerin atmosferine teslim olmuş durumda. Kampanya dönemine damga vuran olay ise Müslümanları yakından ilgilendiriyor. Avrupa, Uyum ve Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz, başkent Viyana’da faaliyet gösteren İslami anaokullarının radikalizme hizmet ettikleri gerekçesiyle kapatılmasını talep ediyor. Kurz’un talebini gerekçelendirmek için referans aldığı araştırma Prof. Dr. Ednan Aslan’a ait. Kurz’un yönettiği bakanlığın siparişi üzerine ve finansörlüğü altında 2015 yılından beri yürütülen bu araştırmanın, bakanlık görevlileri tarafından Müslümanları karalayıcı biçimde değiştirildiği ortaya çıktı. Viyana Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Aslan, çalışmasının arkasında durduğunu açıklarken, İslami anaokulları hakkında ortaya attığı mesnetsiz iddialar, Kurz tarafından seçim malzemesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Oysa Aslan’ın anaokul araştırmasına yönelik eleştiriler hem manipülasyon skandalı ile sınırlı değil, hem de yıllar öncesine dayanıyor.

“Bilimsellik İle Alakası Yok”

Tartışmaya konu olan çalışma, Aralık 2015 tarihinde bir ön araştırma olarak yayınlandı. Yayınlandığı günden beri bir yandan “İslam eleştirmenleri” tarafından kendi emelleri istikametinde suistimal edilirken, diğer taraftan bilim dünyasının ciddi eleştirilerine de maruz kaldı. Viyana Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler bölümünde öğretim görevlisi olan Andrea Schaffar, metodolojik açıdan incelediği araştırmanın “bilimsellik ile alakasının olmadığını” söylüyor ve araştırmanın üniversitede öğrenciler tarafından teslim edilen bir tez olsaydı kabul görmeyip en düşük notu hak edecek kadar kalitesiz bir çalışma olduğunun altını çiziyor. [1] Schaffar ayrıca ön araştırmada temel bilimsellik kurallarının dikkate alınmadığını, çalışmanın müstakil bir kaynakça bölümü bile içermediğini belirtiyor. Saha çalışması olarak lanse edilmesine rağmen hangi verilere dayandığı, hangi anaokullarının incelendiği gibi can alıcı noktaların nihai araştırma raporu kapsamında dahi belirgin olmamasına ek olarak araştırmanın en büyük eksikliği şeffaf olmaması. [2]

Bu perspektiften bakıldığında Aslan’ın araştırması sadece Müslümanları karalayıcı bir hüviyete sahip olmakla kalmıyor. Aynı zamanda profesör unvanı taşıyan birinin bu denli temelsiz bir çalışmanın altına imza atabilmesi de bilim dünyası açısından endişe verici. Esasen İslam Din Pedagojisi alanında faaliyet gösteren Aslan’ın sosyal bilimlerin araştırma tekniklerine hâkimiyet gerektiren bir çalışma yapması eleştirilerin çıkış noktasını teşkil ediyor.

Sipariş Kurz’dan, Teslimat Aslan’dan

Bilimsel araştırmaların şahıs, kurum veya devletler tarafından finanse edilmeleri bilim dünyasında sıkça rastlanan ve belli sınırlar içerisinde normal karşılanan bir olgu. Aslan’ın çalışması da Kurz’un bakanlığı tarafından 36.000 Euro ile finanse edilmiş. Ancak görünen o ki bakanlık finansman karşılığında sadece Aslan’ın ileri sürdüğü verileri değil, kendi çalışanları için de editörlük hakkı satın almış. Avusturya’da haftalık çıkan Falter gazetesinin genel yayın yönetmeni Florian Klenk’in ifşa ettiği belgelere göre, bakanlık görevlileri Aslan’ın yazdığı pasajları Microsoft Word yazım programının “üzerine yazma modunu” kullanarak değiştirdiler. İçerik değişikliklerinin ekseriyeti metnin manasını Müslümanların aleyhinde çarpıtır nitelikteydi. Örneğin Aslan’ın sunduğu ilk versiyonda velilerin çocukları için “saygı, sevgi ve bireysellik” gibi kriterleri yerine getiren anaokulları aradıkları yazılmışken, bakanlık eli değdikten sonra pasaj şu hâle gelmişti: “Veliler çocuklarını çoğulcu toplumun etkisinden korumak için bu anaokullarını tercih ediyorlar.” [3]

Falter’in verdiği bilgilere göre bakanlık 161 sayfalık araştırma üzerinde 429 ekleme, 402 silme, 9 kaydırma ve 59 yorumlama olmak üzere toplam 899 değişikliğe imza atmış. Bilimsellik açısından ciddi eksiklikleri bulunan araştırma bakanlığı da ikna etmemiş olacak ki birçok noktada Aslan’ın uyguladığı metotlar sorgulanıyor. “İçindekiler” kısmının dahi bakanlık çalışanları tarafından yazıldığı görülüyor. Aslan’ın iddialara tepki olarak Twitter hesabından “Çalışmamın tüm içeriğini bilimsel olarak gerekçelendirebiliyor ve anlayabiliyorum (Alm. nachvollziehen)” [4] sözleriyle araştırmayı savunması dikkat çekiyor. Virgülüne ve noktasına kadar kendi yazdığını söylediği bir çalışmayı “anladığını” vurgulamasına gerek olmadığına göre, acaba Aslan burada bakanlığın yaptığı manipülasyonları “anlayabildiğini” mi ilan ediyor?

Burada yapılan eleştiri, Ednan Aslan’ın sipariş üzere araştırma yapmasına değil, özgür bir araştırma alanından yoksun bir çalışmayı kabul etmiş olmasına yönelik. Başka bir ifadeyle asıl sorun araştırmanın değil, araştırmadan çıkacak olan neticenin sipariş olmasında yatıyor. Netice önceden belli olunca araştırma sahiplerinin onu destekleyecek verileri toplayabilirliği noktasında özveriyle işe koyulacakları ve oldukça kreatif bir çalışma tarzını benimseyeceklerine şüphe yok. Söz konusu araştırmada yer alan verilerin ve varılan neticelerin şeffaf olmayışı ve buna mukabil kontrole kapalı olması, bu açıdan düşünüldüğünde manidar.

Öte yandan Aslan’ın netice odaklı çalışma tarzı sadece anaokulları araştırması ile de kısıtlı değil. 2015 yılında Aslan’ın yanında çalışan Siyaset ve İslam Bilimcisi Rami Ali, özgür bir çalışma ortamına sahip olmadığını, çalışmalardan Aslan’ın doğru bulduğu neticeler çıkmayınca otoriterleştiğini anlatıyor. Ali’ye göre Aslan, kendi düşüncelerini teyit etmek için araştırma yapıyor, realiteyi ortaya koymak için değil. [5]

İnceleme Komisyonu Kuruldu

Skandalı incelemek üzere Viyana Üniversitesi bünyesinde kurulan komisyon, ön çalışmasını tamamladı. Araştırmanın bağımsız bir kurul tarafından yapılması önerisini veren komisyon, elde ettiği tüm verileri Avusturya’da bilimsel çalışmaları bilimsellik standartları açısından inceleme mercii olan Avusturya Bilimsel Entegrasyon Ajansı’na (Alm. “Österreichische Agentur für Wissenschaftliche Integrität” – OeAWI) iletti. Üç ila sekiz aylık bir süreç içerisinde incelemesini tamamlaması beklenen OeAWI, altı bağımsız uzmandan oluşuyor. Ajansın yönetim kurulunda Bakan Kurz’un danışmanının da bulunması soru işaretlerine sebep olsa da, incelemeden sorumlu kişi Nicole Föger, uzmanların kesinlikle siyasetin etkisi altına girmeyeceklerini taahhüt ediyor. [6]

Kurz’un seçim kampanyasında kullandığı ana konulardan birisi de İslam. Viyana’daki İslami anaokullarının kapatılmasını seçim vaadi olarak sunan Kurz’un bu talebi gerekçelendirmesi sürecinde Aslan’ın araştırması baş rol oynadı. Aslan araştırmasını yayınladıktan sonra İsviçre menşeli Blick gazetesinin çocuk yuvalarını terör yuvaları olarak lanse eden, “terörü anaokulları finanse ediyor” [7] başlıklı haberi ise kayda değer.

Kullanışlı Araştırmalarda Son Perde

Aslan’ın seçim kampanyasına sunduğu hizmetler anaokulları araştırması ile de sınırlı değil. Aslan, Falter’in ifşasından sadece bir ay sonra 300 sayfalık bir araştırma daha yayınladı. Müslümanların radikalleşmesini konu edinen yeni araştırma, Avrupa Birliği’nin İltica, Göç ve Entegrasyon Fonu (Alm. “Asyl-, Migrations- und Integrationsfonds” – AMIF) tarafından finanse edilmiş. Bu fonun Avusturya’ya taksim edilen finansal imkânları ise yine Sebastian Kurz’un bakanlığı tarafından kontrol ediliyor. Kurz’un defaatle Aslan’ı tercih etmesinin arkasında Aslan’ın bilim adamlığı vasfının mı, yoksa araştırmalar üzerinde bakanlığa sunulan manipülasyon ruhsatının mı daha baskın olduğu, cevap bekleyen bir soru. Nitekim yeni rapor hakkında henüz benzer bir skandalın ortaya çıkmamasıyla beraber Aslan’ın ortaya attığı tezler, Kurz’un İslam düşmanlığını körükleyici seçim kampanyası bağlamında çoktan kullanılmaya başlandı. Saha araştırması kısmı “29 radikal Müslüman genç” ile söyleşiden ibaret olan araştırmaya göre radikal Müslümanlar, İslam dini hakkında derinlikli bilgiye sahip insanlar. Aslan’a göre radikalleşmelerinin ana etkenlerinden birisi ise camiler. [8]

Tüm bu gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda Ednan Aslan çocuk yuvalarını araştırırken bilimselliği çocuk oyuncağı hâline getirmeyi başaran, itibarını kaybetmek pahasına kendinden istenilen çalışmaları finansörlerine altın tepside sunan bir profil çiziyor. Standartlara uymayan, bilimsellik kriterlerini yerine getirmeyen, bakanlık “butona” basınca sipariş projeler servis eden bir nevi “merdivenaltı profesörlük” akıllara geliyor. Bir siyasetçinin İslam karşıtı söylemler kullanarak genel seçimleri kazanma yolunda yürüyüşünü izlerken, aynı zamanda bir bilim adamının da bu hedef uğruna nasıl kullanıldığını müşahede ediyoruz.

Sebastian Kurz ile Ednan Aslan arasındaki ilişkiyi tarif etmeye çabalarken Almanca “Steigbügelhalter” deyimi akla geliyor: Süvari ata binerken ayağını basmak için kullandığı, eyerin iki yanında bulunan ve üzengi olarak adlandırılan demir halkalar vardır. Kurz’un yükselmesi için üzengiyi tutma görevini üstlenmekten geri durmayan bir Ednan Aslan var karşımızda.

[1] Der Standard, Islam-Studie: “Hat mit Forschung nichts zu tun”, 06.07.2017 tarihli söyleşi: https://derstandard.at/2000060846730/Islam-Studie-Das-hat-mit-Forschung-nichts-zu-tun (son erişim: 18.08.2017).
[2] Araştırmanın metodoloji ve bilimsellik yönünden eksiklikleri için bkz. Andrea Schaffar, “Methodische Kritik zur ‘Evaluierung islamischer Kindergärten/-gruppen in Wien’”, 20.12.2015: http://scienceblogs.de/sociokommunikativ/2015/12/20/langfassung-methodische-kritik/ (son erişim: 18.08.2017).
[3] Falter, Frisiersalon Kurz, 04.07.2017: https://www.falter.at/archiv/wp/frisiersalon-kurz (son erişim: 19.08.2017).
[4] Ednan Aslan, 05.07.2017 tarihli Twitter paylaşımı: https://twitter.com/ednanaslan/status/882527946921181184 (son erişim: 19.08.2017).
[5] Kurier, Schwere Vorwürfe gegen Studienautor Aslan, 04.07.2017 tarihli söyleşi: https://kurier.at/politik/inland/studie-zu-islam-kindergaerten-schwere-vorwuerfe-gegen-studienautor-aslan/273.321.865 (son erişim: 19.08.2017).
[6] Kurier, Aslan-Studie: “Spezieller Fall, den wir so noch nie hatten”, 24.07.2017 tarihli söyleşi: https://kurier.at/politik/inland/wissenschaft-nicole-foeger-vom-oeawi-erklaert-wie-die-kindergartenstudie-von-ednan-aslan-ueberprueft-wird/276.096.741 (son erişim: 19.08.2017).
[7] Blick, Terror wird über Kindergärten finanziert, 28.02.2016: https://www.blick.ch/news/ausland/oesterreichische-studie-behauptet-terror-wird-ueber-kindergaerten-finanziert-id4737523.html (son erişim: 18.08.2017).
[8] IslamiQ, Ednan Aslan veröffentlicht neue Studie, 02.08.2017: http://www.islamiq.de/2017/08/02/ednan-aslan-veroeffentlicht-neue-studie/ (son erişim: 19.08.2017).

©Flickr.com/Österreichisches Außenministerium

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Gündem Yazıları

İzin Yolu ve Gümrük Kapılarındaki „Çöpçü Gurbetçi“ler

İzin dönemi bitti. Yaşadıkları ülkelere geri dönen Türkiye kökenliler açısından bu sene gümrük kapılarında yaşananlar ise uzun süre u...
01.09.2017

Müslümanlar’ın Entegrasyonunda “Çözülmesi Gerekenler”

Birleşik Krallık’ta temmuz ayında yayımlanan “Kayıp Müslümanlar” raporu, entegrasyonu yalnızca Müslümanların bir görevi olarak görüy...
01.09.2017

İslamofobi Raporu Müslümanlara Yönelik Ayrımcılığı Gözler Önüne Seriyor

Hollanda’daki İslamofobi İzleme Projesi periyodik olarak ülkedeki İslamofobi ve ayrımcılık verilerini yayınlıyor. Son çalışmanın ana bu...
31.08.2017

Türkiye Kökenlilerin Eğitim Durumu

Göçmen kökenlilerin eğitim başarısı zamanla artmış olsa da, hâlâ Hollandalıların gerisinde. Göçmen kökenli gençlerin eğitim alanınd...
31.08.2017

Göçmen Kökenli Çocukların Eğitim Başarısı

Berlin’de temmuz ayında öğretmenlerin Alman okullarındaki çeşitlilikle ilgili düşüncelerini araştıran bir araştırma yayımlandı. Araşt...
31.08.2017

KRV Eyalet Hükûmetinin Yeni İslam Politikası: Şaşırtıcı ve Çelişkili

Kuzey Ren-Vestfalya’da CDU-FDP koalisyonu yeni entegrasyon ve İslam politikasını koalisyon sözleşmesiyle ortaya koydu. Üzerinde pek de düşün...
31.08.2017

Türkiye Kökenli Seçmen Kime Oy Verecek?

Almanya’da 24 Eylül’de gerçekleşecek Federal Seçimler öncesi Türkiye kökenli seçmenlerin oy tercihini hangi partilerden yana kullanacağı m...
31.08.2017

Müslüman Mahkûmlara De-Radikalleştirme Tedbirleri

Avrupa’daki hapishanelerde Müslüman mahkûmlara yönelik girişimler “radikallik” şüphesi etrafında şekilleniyor. Oysa radikallik, tek bir...
01.07.2017