Filistin: Çocuklara Yönelik “Vur ve Öldür” Politikası

01.07.2017

İsrail “vur ve öldür” politikasını Filistinli çocuklar üzerinde de uyguluyor. 2017’nin başından beri 9 Filistinli çocuk İsrailli güvenlik güçleri tarafından öldürüldü.

İsrail’in çocuklara karşı gerçekleştirdiği ölümcül saldırılar sonucunda 2017’de dokuz çocuk yaşamını yitirdi. Öldürülen çocuk sayısının en fazla olduğu yıl ise 2016 oldu.

Filistin Uluslararası Çocukları Savunma Hareketi’nin (İng. “Defense for Children International-Palestine” DCIP) araştırmalarına göre, 2016 yılı Batı Şeria’daki Filistinli çocuklar açısından en ölümcül yıl oldu. Araştırmaya göre, İsrail güçleri ve güvenlik görevlileri, Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da 32 Filistinli çocuğu öldürdü.

Bu 32 çocuktan 24’ü saldırı yapmakla suçlanırken, geri kalan birçok olayda ölüm ya da yaralama tehdidi yoktu. Filistinli bir çocuğu canından eden saldırıların çoğunda yaralanan herhangi bir İsrail askeri de yoktu. Birkaç olayda ise İsrail askerlerinin hafif yaralandıkları kaydedilmişti.

DCIP Program Direktörü Ayid Ebu Gatiş, 2015’in ekim ayından itibaren Kudüs’te yükselen tansiyonun Batı Şeria’ya sıçramasıyla Filistinli gençlerin öldürüldüğünü, bu yılki olayların da o dönemin bir devamı olduğunu söylüyor.

Gatiş, DCIP verilerine göre, söz konusu çocukların öldürülme anında doğrudan ölümcül bir tehdit oluşturmadığını, İsrail’in çeşitli durumlarda rutin bir şekilde “vur ve öldür” politikası uyguladığını belirtiyor. Bu uygulama, öldürücü güç kullanımının kaçınılmaz ve ancak son çare olarak kullanılmasını gerektiren uluslararası hukuka taban tabana zıt.

Geçtiğimiz yıllarda Filistin bölgelerindeki pek çok Filistinli genç, İsrail ordusu tarafından öldürüldü. Filistin Enfermasyon Bakanlığı tarafından yayımlanan rakamlara göre ikinci intifadanın başladığı 2000 yılı ile bu yılın nisan ayı arasında yaklaşık 3.000 Filistinli çocuk öldürülürken, 13.000 tanesi ise yaralandı.

DCIP, 2000 yılından bu yana meydana gelen ölümcül saldırıların üçte ikisinden fazlasının Gazze şeridinde gerçekleştiğini, İsrail’in 2014 yazındaki Gazze saldırısı sırasında 547 çocuğun yaşamını yitirdiğini ve 3.000 çocuğun ise yaralandığını belirtiyor. İsrail güçlerinin çocuklara karşı ciddi hak ihlalleri olduğunu gösteren kanıtlara rağmen bu ihlallerin hesabı sorulmadı.

DCIP Program Direktörü Gatiş, “Her bir Filistinli hedef olarak görülüyor. Çocuklar ise Filistinlilerin yarısından fazlasını oluşturuyor. Bu nedenle kayıpların büyük kısmı çocuklar.” diyor. Söz konusu şiddet, Ekim 2015’te Kudüs’teki El Aksa Camisi’nde ve sonrasında İsrailli güçlerin çocuklara karşı gerçek mermi kullanmasıyla daha da yoğunlaşmıştı. Filistinli gençlere karşı öldürücü güç kullanımı 2016 yılında en yüksek noktaya ulaştı, o zamandan beri de devam ediyor.

En son 1 Haziran’da 16 yaşındaki Nouf Infiaat anlatılanlara göre İsrailli bir askeri bıçaklamış ve hafif bir şekilde yaralamıştı. Olay Jenin yakınlarındaki Yabad kasabasındaki yerleşim birimi Mevo Dotan giriş kapısında meydana geldi. Nouf’un annesi, kızının okul karnesiyle birlikte eve gelmesini bekliyordu. Ne var ki, Nouf karın kısmından defalarca vurulmuş, ambulans gelip kendisini bir İsrail hastanesine götürene kadar, vurulduğu yerde yaklaşık bir saat kanamalı bir şekilde bekletilmişti.

Sonrasında kaldırıldığı hastanede hayatını yitirmişti. Her ne kadar uluslararası kanunlar, yaralının acil tıbbi yardım almasını öngörse de Nouf’un hastaneye acil bir şekilde yetiştirilmemesi ve kan kaybetmesine rağmen bekletilmesi ölümüne sebep oldu.

Daha üzücü ve ürpertici olan ise, vurulma anından hemen sonra çekilen bir video görüntüsünde ağır bir şekilde yaralanmış olan Nouf’un başında İsrailli askerlerin ve en az bir silahlı yerleşimcinin görülmesiydi. Videoda Nouf’a defalarca “fahişe” ve “geber” deniliyordu.

Nouf, bu yıl İsrail güçlerince katledilen dokuzuncu Filistinli çocuk. Diğer çocuk ölümleri arasında, İsrail güçlerinin 22 Haziran’da öldürdüğü 15 yaşındaki Raed Ahmed al-Radaideh bulunuyor. Raed’in Beytüllahim yakınlarındaki giriş kapısında konuşlanan güvenlik güçlerine bıçak çektiği iddia edildi. Yerel bir haber kanalının bildirdiğine göre İsrail güçleri, Filistin Kızılayı’nın yaralı çocuğa ulaşmasını engellemişti. İsrailli güçlerden yaralanan herhangi biri ise olmamıştı.

23 Mayıs’ta ise Gazze’de 17 yaşındaki bir Filistinli çocuk, İsrailli güçler tarafından silahla vurulmuş ve karın bölgesinden ağır yaralanmıştı.

15 yaşındaki Fatima Takatka, mart ayında Batı Şeria’nın güneyindeki Gush Etzion kavşağında İsrailli güçler tarafından vurulmuş, ağır yaralanmış ve bu nedenle hayatını kaybetmişti. İsrail ordusu, küçük kızın bir grup askerin dizili olduğu bir barikata arabayla daldığını iddia etti.

Mayıs ayında ise 16 yaşındaki Fatima Hücayci, söylenenlere göre İsrailli askerlere bıçak çekmiş, akabinde vurulup öldürülmüştü. Onun haricinde İsrail ordusunun Batı Şeria merkezindeki Beytel yerleşiminde kendilerine bomba attığını iddia ettikleri iki Filistinli çocuk da öldürülmüştü.

Gatiş’in de belirttiği gibi, İsrailli güvenlik güçlerinin öldürdüğü Filistinli çocukların hesabı sorulmuyor: “Ne mahkeme görüyoruz ne de soruşturma. İsrailli yetkililer soruşturma açmış olsa bile, bu soruşturma sadece göz boyamalık oluyor. Dolayısıyla meydana gelen cinayeti ya da suçu işleyen güvenlik memurları için, ‘kanunlara ve kurallara göre hareket ediyordu’ ve ‘ileri soruşturmaya gerek görülmedi’ denilerek soruşturma kapatılıyor.”

Haaretz gazetesine göre 2000 yılından itibaren, İsrailli askerlerin öldürülen Filistinliler ile ilgili olarak “cinayet” suçundan hüküm giydiği davaların sayısı bir elin parmağını geçmiyor.

2014 yılından beri, suçlamayla sonuçlanan tek bir ölümcül olay var. Mayıs 2014’te Nabka anma gününde 17 yaşındaki Nedim Navera ile 16 yaşındaki Muhammed Mahmud Odeh Ebu Dahir, Ramallah yakınlarında Ofer Hapishanesi’nin dışındaki protesto gösterilerinde yaşanan çatışmalarda silahla vurularak öldürülmüştü. Güvenlik kameralarından ve televizyon kayıtlarından alınan video görüntülerinde, bu iki gencin silahsız ve herhangi bir tehdit teşkil etmeksizin yürürken vurulduğu görülüyordu. Nedim’i öldüren sınır polisi teşhis edildi ve tutuklandı. Soruşturma sonucunda tutuklamanın gerçekleşmesi ancak ve ancak video görüntülerinin var olmasıyla mümkün olabildi.

Gatiş, “Tüm bunlar, İsrail’in Filistin halkını bastırma yollarından sadece biri. İster tutuklama, sorgulama, gözetim altında tutma, işkence ya da katletme olsun, çocukları hedef almak, İsrail için direnişsiz bir şekilde Filistinlileri bastırmanın en iyi yolu.” diyor.

©Flickr.com/©Shutterstock.com/Andrew V Marcus

Yorum yazın

İsim

E-Posta (E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır)

Bu yazıya dair yorumunuz...

Diğer Yazıları
DFB Mesut Özil

Almanya | “Özil’e Müteşekkiriz Ancak Irkçılık Suçlamasını Kabul Etmiyoruz”

Almanya Futbol Federasyonu, milli takımı bırakma kararı alan Mesut Özil hakkında açıklama yaptı. Özil için "Üstün formundan dolayı müt...
23.07.2018
Bosna cami

Bosna | Savaşlarda İki Defa Yıkılan Camiden Yeniden Ezan Sesi Yükseldi

İkinci Dünya Savaşı ve Bosna Savaşı sırasında yıkıma uğrayan Bosna Hersek'teki Bajramovic Camisi, törenle üçüncü defa ibadete a...
23.07.2018
Mesut Özil kararı

Almanya | Adalet Bakanı Barley’den Özil Yorumu: “Bu Bir Alarm Sinyalidir”

Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil'in, Almanya Milli Takımı'nı bıraktığını açıklamasının ardından ülkedeki tartışmalar da alevl...
23.07.2018
İsveç küçük istanbul

İsveç | ‘Küçük İstanbul’ Büyük İlgi Görüyor

İsveç'in Sala kentinde yaşayan marangoz ve ressam Jan Eric Svenberg, İstanbul'un tarihi yapılarının minyatürlerini evinin bahçesinde sergiliy...
23.07.2018
Almanya Türkiye kararı

Almanya | Türkiye’ye Yönelik Yaptırımlar Kaldırılıyor

Almanya Türkiye’yi ziyaret etmek isteyen Alman turistler için seyahat uyarısını hafifletti. Berlin yönetimi, Türkiye’deki Alman şirketler...
23.07.2018
Avusturya ehliyet sınavı

Avusturya | Ehliyet Sınavları Artık Türkçe Yapılmayacak

Avusturya’da Almanca, İngilizce, Slovence ve Hırvatça’nın yanı sıra Türkçe yapılabilen ehliyet sınavları, 2019’dan itibaren Türkçe g...
23.07.2018
Türkiye-Hollanda

Türkiye İle Hollanda, İlişkileri Karşılıklı Olarak Normalleştirme Kararı Aldı

Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerde yeni döneme giriliyor. İki ülkenin ilişkileri karşılıklı olarak normalleştirme kararı aldığı a...
23.07.2018

Özil Irkçı Tepkilerin Ardından Alman Milli Takımından Ayrılma Kararı Aldı

Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil, Twitter hesabından yaptığı bir açıklamayla Almanya Milli Takımı'nı bıraktığını açıkladı. Öz...
23.07.2018